YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14451
KARAR NO : 2006/14967
KARAR TARİHİ : 13.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.2.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisine ait dava konusu taşınmaz tapu kaydında “… oğlu …” olarak yazan ismin nüfus kaydına uygun şekilde “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, … adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda isim düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Dosyada mevcut dava konusu 164 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tutanağı kadastro yoluyla 18.12.1965 yılında kesinleşmiştir. Davacı, parselde 1396/4192 pay sahibi “… oğlu …” ın doğum tarihi itibariyle adının gayri müslüm adı olarak yazılmasına rağmen Cumhuriyetin kabulünden sonra bu ismin “… oğlu …” olarak değiştiğini bildirerek “…” isminin “…”, bu kişiye ait “…” yazılı … adının ise “…” olarak
düzeltilmesini istemiştir. Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına alınan tapulama tutanağı ve eklerine göre; davaya konu parselin kadastrodan önce de tapulu olup, 1959 tarih 78 sıra numarası almış eski kaydına göre maliklerinin belirlendiği anlaşılmaktadır. 21.7.1965 tarihli komisyon kararında etraflıca açıklaması yapıldığı üzere; taşınmaz maliki … iken ölümü ile mirasçıları olarak karısı … ile evlatları …, …, …, … ve …’ı bıraktığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz malikleri bunlardan da ölenler bulunduğundan onlara da düşen paylar belirlenmek suretiyle veraset ilamı esas alınmak üzere belirlenmiştir. Az yukarıda açıklandığı gibi davacıların murisi “…” bu veraset ilamında zaten mevcut olup payı da belirlenerek onun adına tescili sağlandığına göre, artık “…” isminin yanılgı sonucu tutanağa yazıldığını kabul etmek mümkün değildir. Toplanan deliller …’ın … bir kayıt maliki olarak doğru biçimde tespit edildiğini göstermekte olup, kanıtlanamayan davacı iddiasının reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.