YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/777
KARAR NO : 2009/2195
KARAR TARİHİ : 14.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacılar vekilli istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … …. Davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacılar arsa sahibinin mirasçıları, davalı ….Ltd.Şti. yüklenici diğer davalı … ise sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan kişidir.
Davada; davacıların murisi arsa sahibi … ile davalı yüklenici şirket arasında düzenlenen 02.09.1998 ve 08.06.1999 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmeleri” nin feshi, cezai şart alacağı, kira kaybı, yüklenicinin sözleşme dışı yaptığı işler nedeniyle ek sözleşme ile yükleniciye verilen dairenin bedelinden yapılan ilave iş bedellerinin düşülmesi ile oluşan alacak, arsa sahibine ait dairelerin pencerelerinin pimapen yerine ahşaptan yapılması nedeniyle doğan alacak talep edilmiş, mahkemece sözleşmenin feshi ve cezai şart istemlerinin reddine, diğer istemler yönünden davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı arsa sahibi mirasçıları vekili, yüklenici şirket tarafından sözleşmeler uyarınca yapılan inşaatlar da imar planına ve inşaat projesine aykırılıklar bulunduğunu, “iki bloğun bodrum katlarında tasdikli proje ve sözleşme dışı 6 adet kaçak daire yapıldığını” iddia etmiş, 21.06.2007 tarihli ıslah dilekçesinde yüklenici tarafından yapılan bloklara mevcut hali ile iskân izni alma imkânının olmadığını ileri sürmüş, temyiz dilekçesinde de aynı hususlara değinmiştir.
3194 Sayılı İmar Kanunu yapılaşmayı düzenleyen, kamu düzenini ilgilendiren ve dolayısıyla mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bir kanundur. Buna göre her çeşit yapı için ilgili yerlerden ruhsat alınması, imar durumuna göre proje çizdirilip onaylanması, sonunda da iskân ruhsatı alınacak şekilde inşaatın tamamlanması gereklidir. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina ve bağımsız bölümler anılan yasa uyarınca yıktırılır. Yıkılacak yerlerle ilgili olarak da, kazanılmış ekonomik değerlerden sözedilemez. Yüklenici İmar Kanunu ve sözleşmeyle bağlıdır. İnşaatı projesine uygun yapma ve uygun hale getirme yükümlülüğü konunun uzmanı olan yükleniciye aittir. Tamamen veya kısmen kaçak yapılan inşaatların imar yasasına uygun hale getirilmesi mümkün olduğu takdirde, öncelikli edimi kapsamında olduğundan yasal hale getirme işlemlerini yapmakla yüklenici ödevlidir.
Somut olayda, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında, bilirkişilerce inşaatların imar mevzuatına, tasdikli projesine uygunluğu ile ilgili hiçbir inceleme yapılmamış, davacılar vekilinin iki bloğun bodrum katlarında tasdikli proje dışı 6 adet kaçak daire yapıldığına ilişkin iddiaları incelenip değerlendirilmemiştir. Oysa az yukarıda da değinildiği gibi imar yasası kamu düzenine ilişkin olup mahkemenin re’sen de gözönünde bulundurması gerekir.
Bu durumda mahkemece, inşaatların imar mevzuatına, tasdikli projesine, ve iskân ruhsatı alınmasına uygun şekilde inşa olunup olunmadığı, dava konusu inşaatlarla ilgili işlem dosyası belediyeden getirilmek yerinde keşif yapılmak ve bilirkişi düşüncesi alınmak suretiyle kesin biçimde saptanmalı, inşaatlarda kaçak ve ruhsata aykırı yapılan kısımlar olduğu anlaşıldığı takdirde inşaatların tadilat projesi ile yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı tesbit edilmeli, belediyeden ayrıca sorulmak ve bilirkişilerin düşünceleri de alınmak suretiyle inşaatların yasal hale getirilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması halinde, yasal hale getirmek yükümlülüğü altında bulunan yükleniciye inşaatları yasal hale getirmesi için yetki ve uygun mehil verilmeli, yasal hale getirmenin mümkün olmadığının anlaşılması halinde, inşaatın tasdikli projesine aykırı meydana getirilmesinin haklı fesih nedeni olduğu dikkate alınmalı, bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre davacının davadaki istemleri hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulup gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan fesih isteminin reddine karar verilmesi ve diğer taleplerle ilgili karar oluşturulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 550,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı arsa sahibi mirasçılarına verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.