YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9796
KARAR NO : 2007/11278
KARAR TARİHİ : 03.10.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.1.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 4.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Ankara, Gölbaşı, … köyü 86 ada 5 parsel sayılı taşınmazda davalıya ait olan taşınmazı 8.10.1997 tarihinde düzenlenen sözleşme ile satın aldığını ancak davalı tarafından şimdiye kadar ferağ verilmediğini belirterek, davalı adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalıya ilanen tebliğ yapılmış ve duruşmalara katılmamıştır.
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 28.1.2005 tarihinde 2.800.000.000 TL değer gösterilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dilekçesinde gösterilen değeri dikkate alarak Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir.
Mahkemece sözleşmenin düzenleniş tarihi ve düzenlenen … kısmında tapudaki takyit süresi sonunda ferağ verileceğine dair herhangi bir taahhütte bulunulamadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Davada 8.10.1997 günlü biçimine uyugun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmede satımı vaad edilen dava konusu taşınmazların 100.000.000 TL değerinde olduğu yazılıdır. Az yukarıda söylendiği üzere dava 28.1.2005 tarihinde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesince “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değerine göre görevli mahkemeyi tayin etmek gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 29.3.2006 gün ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Somut olayda da, aynı istem ile daha önce aynı mahkemede 2001/224 esas ve 2004/126 karar sayılı dosyada yapılan keşifte dava konusu taşınmazın üzerindeki muhdesatlarla birlikte toplam değerinin 27.231.200.000 TL olduğu saptanmıştır. Bu durumda davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 3.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.