YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6657
KARAR NO : 2009/1372
KARAR TARİHİ : 11.03.2009
Davacı-k.davalılar 1- … 2- … Tesisler Ltd.Şti’den oluşan konsorsiyum ile davalı-k.davacı Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ) arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Prof.Dr…., Prof.Dr…., Prof.Dr. ….’dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 29.09.2006 tarihli kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve dosya Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesince 28.10.2007 tarih ve 2006/1020 D-İş. sayılı yazı ile gönderilmiş duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalılar vekili avukat … ve Av…. ile davalı-k.davacı vekili … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
-KARAR-
Yanlar arasındaki uyuşmazlık Orhaneli Termik Santrali Baca Gazı Arıtma Tesisi inşasına ilişkin 22.07.1993 tarihli protokol ve 01.10.1993 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacakların tahsili ve teminat mektupların iadesi istemine ilişkin olup, hakem heyetince asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı ve karşı davacı Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 22.07.1993 tarihli protokol ve 01.10.1993 tarihli sözleşme 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 05 Temmuz 2001 gününden önce imzalanmıştır. Hakemlerce tahkikat 4686 sayılı Kanuna göre yürütülmüş ise de 03.01.2004 günlü toplantı tutanağının iş sahibi hakemi tarafından itirazî kayıtla imzalanmış olması ve iş sahibi vekili 21.01.2004 tarihli dilekçesi ile yargılama usulünün 4686 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesine dair alınan karardan rücu edilmesini talep ettiğinden hakem kararına karşı iptâl davası açılamayacağı ve kararın temyizen incelenmesi gerektiği oybirliği ile kabul edilmiştir.
28.01.1994 gün ve 4/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında “tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddî hukuk kurallarına göre çözümlemelerini öngördükleri takdirde hakemlerin bu kurallar çerçevesinde karar vermek zorunda oldukları, aykırı karar vermenin temyiz sebebi oluşturacağı” kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki 01.10.1993 tarihli sözleşmenin Cilt II. Genel Şartname (İdari) 45. maddesinde hakem heyetinin kararlarını verirken öncelikle bu sözleşme hükümleri ile Türk Kanuni Mevzuatına dayanacakları hükme bağlandığından davalı ve karşı davacının hakem kararına yönelik temyiz itirazları HUMK’nın 533. maddesinde belirtilen temyiz sebeplerine bağlı kalınmadan incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
1-Dosyadaki bilgilere toplanan delillere sözleşme ve yasa hükümlerine, hakemlerce yapılan yargılama sonucunda verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve karşı davacı iş sahibinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici tarafından açılan asıl davada diğer taleplerin yanı sıra yüklenicilerin süre uzatımı taleplerinin kabul edilerek tesisin süresinde bitirildiğinin tesbit edilmesi ve haksız olarak yüklenici istihkakından kesilen (3.510.323,20 DM)gecikme cezasının istirdadı talebinde bulunulmuş, hakem heyetince bu alacak kalemi ile ilgili olarak 1.717.817,74 DM’nin EURO’nın efektif olarak kullanılmaya başlandığı 01.01.2002 tarihindeki karşılığı olan 877.679,15 EURO’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi hükmüne göre faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki 01.10.1993 tarihli sözleşmenin II. cildinin 9/2. maddesi uyarınca yapılacak işin süresi 2 aylık deneme işletmesi hariç olmak üzere madde 3’te belirtildiği şekilde işin başlama tarihinden sonra 26 aydır. Sözleşmenin 3. maddesine göre işe başlama tarihinin sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra madde 11’de belirtilen avansın ödenme tarihi olduğu ve avans ödenmesi 16.09.1994 olduğundan 26 aylık sürenin başlangıcı bu tarihtir. İşin başından itibaren ortaya çıkan ve yükleniciden kaynaklanmayan sebepler yüzünden işin süresinde tamamlanması mümkün olmamış, yüklenici tarafından sebepleri açıklanarak projenin tamamlanmasına etki eden 15 aylık ilâve süre talebine karşılık iş sahibi süresinin 10 aylık bölümünü kabul ederek bakiye beş aylık bölümünü reddetmiştir. Yüklenicinin daha sonra 17.07.1998 tarihli dilekçe ile talep ettiği 8 ay 8 günlük ilâve süre talebinin 3 ay 17 günlük kısmı kabul edilmiş, işin tamamlanmasında 4 ay 21 gün gecikme olduğu gerekçesi ile yüklenici hakedişinden toplam 3.510.323,20 Alman Markı tutarında gecikme cezası kesilmiştir. Yanlar arasındaki sözleşmenin 50. maddesi süre uzatımı ve nedenlerini düzenlemektedir. Bu madde hükümüne göre süre uzatımlarında uygulanması gereken yol Kritik Yol Metodu olup yükleniciye işe tesiri derecesinde süre uzatımı verilmesini gerektiren nedenler mücbir sebepler, iş sahibinin sebebiyet verdiği haller ve sosyal sebeplerle ortaya çıkan şartlardır. Taraflar arasında yangın sonucunda lastik kaplama ve izolasyon malzemelerinin hasarlanması nedeniyle süre uzatımı verilmesi gerektiği ve bu süre uzatımının 55 gün olması gerektiği, keza elektrik panosunun hasarlanması nedeniyle 14 gün süre uzatımı verilmesi gerektiği hususunda ihtilâf bulunmayıp ihtilâf süre uzatımının kireçtaşı depolama binası yer ve kapsam değişikliği nedeniyle verilen süre uzatımı ile çakışıp çakışmadığı yani anılan 55 günlük+14 günlük süre uzatımının kireçtaşı depolama binası yer ve kapsam değişikliği nedeniyle verilen 10 aylık süre uzatımının izdüşümünde kalıp kalmadığı hususundan kaynaklanmaktadır. Süre uzatımı verilmesini gerektiren nedenlerin birden fazla olması halinde verilecek süre uzatımında bunların taahhüdün tamamlanmasına etkisinin nazara alınacağı ve verilecek sürenin bu nedenlerin meydana getirdiği gecikme sürelerinin izdüşümünden fazla olamayacağı, yani aynı zaman aralığında süre uzatım nedenlerinin çakışması halinde sadece en uzun süre uzatımı gerektirenin dikkate alınmasının gerektiği Dairemizin yerleşik uygulamaları ile kabul edilmiştir. İş sahibi tarafından verilen 10 aylık süre uzatımı ile işin bitim tarihi 16.09.1997 olup, yangın nedeniyle hasarın meydana geldiği 22.12.1996 ile 15.02.1997 tarihleri arasındaki 55 günlük süre ile elektrik panosunun hasarlanması nedeniyle işin yürütülmesinin 28.02.1997 ile 14.03.1997 tarihleri arasında geçen 14 gün süre ile aksaması nedeniyle 55+14 günlük süre uzatımı 16.11.1996 ile 16.09.1997 tarihleri arasında geçen 10 aylık büyük süre uzatımının izdüşümünde kaldığından davacının hakedişinden kesilen gecikme cezasının iadesi ile ilgili talebinin tümden reddi yerine yükleniciye ilâveten 55+14=69 gün süre uzatımı verilmesi gerektiği sonucuna varılarak uygulanan toplam cezaya orantı kurulmak suretiyle fazladan kesildiği kabul edilen 1.717.817,74 DM’nin temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Davacı yüklenicinin asıl davadaki taleplerinden birisi de süre uzamasının neden olduğu ilâve zararlarla ilgilidir. Davacı taraf kendileri dışında gerçekleşen olaylar yüzünden sözleşmede belirlenen işin sözleşme süresinde bitirilebilmesinin mümkün olmadığını, 26 ayda bitmesi planlanan işin 44 aydan fazla sürdüğünü ileri sürerek gecikme sebebiyle uğranılan zarar karşılığı 8.213,93 DM ile 17.017.090.061 TL talep etmiş, hakem heyetince bu kalemden 710.492 DM ile 1.477,26 YTL’nin tahsiline karar verilmiştir. Yanlar arasındaki sözleşmenin süre uzatımı ve nedenlerini düzenleyen 50. maddesinde süre uzatımı hallerinin işin tamamlanma müddetine doğrudan doğruya tesir etmesi kaydıyla yalnız işin süresinin uzatılması sebepleri olarak kabul edileceği, yukarıda belirtilen (md 12. uyarınca) fiyat eskalasyonu hariç asla yükleniciye ek ödeme yapılması için sebep olmayacağı ve yüklenicinin süre uzatımı ile bağlantılı hiçbir munzam talebinin kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin bu açık hükmü karşısında davacının süre uzamasının neden olduğu ilâve zararlar ile ilgili talebinin reddi yerine davalı iş sahibinin ağır kusurlu olduğundan bahisle ve BK’nın sorumluluktan beraati sınırlandıran 99/1 maddesi hükmü gereğince sözleşmenin bu hükmünün uygulanamayacağı gerekçesi ile davacı talebi kısmen kabul edilerek 710.492 DM (363.423 EURO) ile 1.477,26 YTL’nin tahsiline karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı görülmüş, hakem kararının bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davalı ve karşı davacı iş sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz incelemesine konu hakem kararının 2 ve 3. bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ve karşı davacı Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) yararına BOZULMASINA, 500,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı ve karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ve karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 11.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.