Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14887 E. 2007/15688 K. 07.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14887
KARAR NO : 2007/15688
KARAR TARİHİ : 07.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.4.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı ve soyadı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.7.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 75 parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından …’in yazılmamış soyadının …, baba adının … olarak yazılmak suretiyle düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Makhekece davanın kabulüne karar verilmiş,hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazın kadastro tesbiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu edilen 75 parselin kadastro tutanağı edinme sütununda tapu maliki ve davacının murisi olan …’in eşi … ve … ’nın çocukları …, …, … ve … olarak gösterilmiş,Nüfus kaydında ise …’in eşi … çocukları … ve … olduğu anlaşılmaktadır. Tesbitin dayanağı tapu kaydı olmasına rağmen bu kayıt getirtilerek denetim sağlanmadan,nüfus kaydı ile tesbit tutanağı arasındaki çelişki giderilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, …’e ait veraset belgesi ve dayanak tapu kaydı getirtilerek tutanakta sözü edilen …’in eşi … ile çocukları ve mirasçıları araştırılmalı, şahitler ve varsa tesbit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenip keşif yapılarak, kadastro tutanağı içeriği ile dayanak kaydı açıkça okunarak nüfus kayıtları ile irtibatlı olarak denetime elverişli beyanları alınarak kayıt maliki ile davacının murisinin aynı şahıs olup,olmadığı tesbit edildikten sonra bir sonuca varılması gerekir.
Bütün bunlar gözardı edilerek mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut nitelikteki beyanları esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA,07.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.