YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15381
KARAR NO : 2007/15777
KARAR TARİHİ : 10.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.11.2006 gününde verilen dilekçe ile taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 1674 metrekare yüzölçümündeki 38 ada 29 parsel sayılı taşınmaz dava dışı belediyenin yol fazlası olmasından ötürü satışı ile geçen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak … adına tahdit ve tescil edilmiştir.
Davacı hazine öncesi mera olan taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptali ile özel siciline yazılması isteminde bulunmuş, birleştirilen davasında aynı nedenleri tekrar ederek talebini yenilemiştir.
Mahkemece asıl davanın husumet noktasından reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı hazine temyiz etmiştir.
Mera, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen ve kadimden beri bu amaçla kullanılan taşınmazlardır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu gibi yerlerin kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile mülk edinme olanağı yoktur. Gerçekten; iddia edildiği gibi 29 parsel sayılı taşınmazın öncesi mera ise tapusunun iptali ve taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılması gerekecektir. Ne var ki; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Ziraat mühendisi bilirkişi 06.04.2007 günlü raporunda taşınmaz üzerinde meşe ve pırnal ağaçlarının olduğunu, kendiliğinden yetişen ve hayvanlara yedirilerek değerlendirilen çim, kırayrık, maviayrık, yumak gibi bitkiler bulunduğunu, kültürel tarım toprağı ve
özel otlak olduğunu ifade etmiştir. Orman mühendisi bilirkişi ise, 29 parsel sayılı taşınmazın 1960 yıllı memleket haritasında sahiplik göstermeyen mera ve yol vasıflı arazi içinde kaldığını belirtmiştir. Görülüyor ki. Ziraatçi bilirkişinin saptaması ile orman mühendisi bilirkişinin memleket haritasına bakarak ifade ettiği arasında farklılık vardır. Diğer yandan; dava konusu taşınmazın paftasından 29 parselin doğu ve güneyinde 2 parsel sayılı mera parseli ile bütünüyle çevrelendiği anlaşılmaktadır.
Böyle olunca; sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için 29 parselin 2 parsel sayılı mera taşınmazının uzantısı ve doğal bütünleyicisi olup olmadığını duraksamasız açığa kavuşturması zorunludur. Bunun için ziraat mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir kurulla yerinde keşif yapılmalı, 29 parsel ile 2 numaralı mera parselinden sondaj usulüyle bitki ve toprak örnekleri alınarak labaratuvar ortamında incelenmeli, 29 parsel hakkında böylelikle bir sonuca ulaşılmalıdır.
Mahkemece bu husus üzerinde durulmaksızın ziraatçi ve orman mühendisi bilirkişi raporlarındaki çelişkiye rağmen davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.