Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4734 E. 2022/9026 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4734
KARAR NO : 2022/9026
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, … ilçesi…Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 244 parsel sayılı 38.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar… ve … mirasçısı …, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 244 parsel sayılı taşınmaz toplam 72 pay kabul edilerek 36 payının…, 36 payının da … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Dosya içerisinde bulunan ziraat bilirkişi raporu uyarınca çekişmeli taşınmazın üst hududunun yüksek yamaçlarla belirlendiği, derin dereler ihtiva ettiği, genelinin mera yapısında olduğu ve bütün içerisinde çok az kısmın ekildiğini ancak bu kısımların da meradan açıldığını, bitki örtüsü ve yüzey şekline göre taşınmazın mera olduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu halde çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olduğunun kabulü zorunlu olup, soyut beyanlara itibar edilerek meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.