YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4206
KARAR NO : 2009/6195
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat…..a ve diğer davalı … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat irtifakının tesisi ve tapu iptâli tescil istemiyle açılmış, mahkemece Dairemizin 16.10.2003 günlü bozma ilâmına uyulmasından sonra verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin 16.10.2003 günlü bozma ilâmında; infazı kâbil bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Davacı yüklenici şirket vekilinin bu dosyadaki kat irtifakının kurulması istemi ileride kurulacak kat irtifakına esas olmak üzere bağımsız bölümlere ait arsa paylarının hesaplattırılması ve buna göre pay tescili olarak yorumlanmalıdır. Dosyada bulunan Bahçeleriçi mahallesi, 37394 ada 6 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydından davalılar dışında…ile…’ın da paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici şirket vekili her ne kadar bu kişilerden vekâletname aldıklarını belirterek bunlar hakkında dava açmamışsa da, davada sonuç itibariyle kat irtifakına esas payların belirlenmesi ve tapu iptâli tescil istendiğinden, tapu paydaşların tamamının davanın tarafı olmaları zorunluluğu ortadadır. Dairemizin 16.10.2003 günlü bozma ilâmında bu konuya değinilmemişse de, taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, aykırılık kazanılmış hak oluşturmayacağından, taraf olmayan arsa sahiplerinin de davanın tarafı olmalarının sağlanması gerekir.
Mahkemece verilen kararların HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri uyarınca infazlarının kâbil olması zorunludur. Taraf vekillerinin de temyiz istemlerinde belirttikleri gibi mahkemece verilen kararın infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından belirlenen arsa paylarının ait olduğu bağımsız bölümlerle irtibat kurulmak suretiyle pay hakkında iptâl ve tescil kararı verilmesi gerekirken, taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmuş gibi bağımsız bölümlerin tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; davanın tarafı olmayan arsa paydaşlarında davanın tarafı olmaları sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanmasından, davaya katıldıkları takdirde beyanlarının alınıp varsa delillerinin toplanmasından, gerekirse 26.09.2008 havale tarihli ek raporu veren bilirkişilerden bağımsız bölümlerin arsa payları hakkında ek rapor alınmasından, bağımsız bölümlerle irtibat kurulmak suretiyle ilgili bağımsız bölümlere ait arsa payları toplamının tapu kayıtları iptâl edilerek, yüklenici şirket adına tesciline karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 625,00’şer TL vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.