YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5132
KARAR NO : 2006/6718
KARAR TARİHİ : 12.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.2.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, geçmişte davalı ile çok iyi arkadaş olduklarını, ancak zaman içerisinde kendisinin işlerinin bozulduğunu, bu aşamada davalıdan aldığı borç paranın ve davalı vasıtasıyla kendisine kullandırılan banka kredilerinin teminatı olarak ve biraz da alacaklıların takibinden kurtulmak için, dava konusu tapulu taşınmazını önce düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile, daha sonra da tapudan davalıya temlik ettiğini, borcun tamamının ödenmesine rağmen davalının taşınmazı iade etmediğini iddia ederek, davacıya ait tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, davalı satışın gerçek olduğunu savunmuştur. Mahkeme davayı reddetmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava inançlı işleme dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
İnanç sözleşmeleri 5.12.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan ve inanç gösterilen kişi adına taşınmazın tapuda tescil edildiği tarihten önce düzenlenmiş bir belge olmalıdır. Ancak inanç sözleşmesine dayanan taraf açıklanan nitelikte bir delile dayanmasa bile iddiasını varsa yazılı delil başlangıcı (H.U.M.K.nun 292.mad.) niteliğinde bir belge ile kanıtlama olanağına sahiptir.
Somut olayda, taraflar arasında bir takım parasal ilişkiler bulunduğu gerek dinlenen tanıkların beyanlarından ve gerekse “protokol” başlıklı adi yazılı belgeden anlaşılmakta ise de; sözü edilen belge taraflar arasında var olduğu iddia edilen tapu devrine ilişkin iradeyi açığa vuracak nitelikte değildir. Ve davacı yukarıda sözü edilen türde bir belge ibraz edememiştir. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Kati delil niteliğindeki “yemin” deliline de dayanıldığına göre; mahkemece davacıya, kullanacaksa bu hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hüküm açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 12.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.