Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2008/12865 E. 2008/11193 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12865
KARAR NO : 2008/11193
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Davacı, işkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
1-)Mahkemece uyulan Dairemizin bozma kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki “Halefiyet” ilkesi uyarınca, kurumun rücu alacağı, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından, isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken; Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararı ile anılan yasa maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasa’ya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiştir.Mahkemece, bu iptal hükmü gözetilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davacı Kurumun, kusurlu davalıdan isteyebileceği ilk peşin değerli gelir ve sosyal yardım zammının kusur karşılığının belirlenmesinde hata yapılmış olup, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik kaybına uğrayan sigortalıya bağlanan gelir ve sosyal yardım zammının ilk peşin değerinin davalının kusuru karşılığı olan 29.209,51 YTL.’nin davalıdan tahsili kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik rücu alacağına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-)Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının
Resmi Gazetede yayımlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücreti ve yargılama masrafından sorumlu olduğu kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün birinci paragrafındaki “29.066,57” rakamlarının silinerek yerine, “29.209,51” rakamlarının yazılmasına, üçüncü paragraftaki “579,00” rakamlarının silinerek yerine, “586,32” rakamlarının yazılmasına, dördüncü paragraftaki “3.388,00” rakamlarının silinerek yerine, “3.402,07” rakamlarının yazılmasına, davalılar lehine Avukatlık ücretine hükmedilen beşinci paragraftaki “Davalılar vekille temsil olunduğundan ve dava kısmen kabul edildiğinden hükmün verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 804,00 YTL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin silinerek hükümden çıkarılmasına, yargılama masraflarına ilişkin altıncı paragraftaki “yargılama giderinden kabul oranı dikkate alınarak takdiren 950,00 YTL.” ve “kalan giderin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin silinerek hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/09/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.