YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10970
KARAR NO : 2022/18979
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Olay tarihinde kolluk görevlilerinin usulüne uygun olarak durdurmak istediği esnada kaçan … plakalı aracın lastiklerinin patlatılarak durdurulduğu, aracın terk halde ve içerisinde 2040 karton kaçak sigara ile yakalandığı, dava dışı … adlı şahsın olay mahallinden kaçan kişinin kendisi olduğunu beyan ederek teslim olduğu ve hakkında ayrıca soruşturmanın başlatıldığı, dosya kapsamında sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında uygulanan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbiri kapsamında kayıt altına alınan telefon görüşmelerinden hareketle, sanıkların dava dışı …’in sevk ve idaresindeki araçta yakalanan sigaraları temin ettikleri, sigaraların nakledilmesini sağladıkları, bu araca öncülük yaptıkları, gümrük kaçağı sigaraları ticari amaçla satın alarak, satmak üzere naklettikleri sırada yakalatmak suretiyle, isnad olunan kaçakçılık suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde işledikleri iddiası ile işbu dava açılmış ise de, Dairemizin 2022/16810 Esas sayısında kayıtlı Doğubayazıt 1.Asliye Ceza Mahkemsi’nin 2020/697 Esas, 2021/15 Karar sayılı dosyasında … hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, anılan dosyanın temyiz incelemesine konu iş bu dava dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması cihetiyle, davaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8.maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3.maddesinin 22.fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde
ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3-Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.06.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 17.04.2014 olduğu,
Sanıklar … ve … yönünden Dairemizin 2022/3963 Esas sayısında kayıtlı Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/329 Esas, 2021/1276 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 04.06.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 31.03.2015 olduğu,
Sanık …’nin Dairemizin 2022/16259 Esas sayısında kayıtlı Erzurum 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/179 Esas, 2022/119 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11.10.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 14.11.2013 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8.maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3.maddesinin 22.fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin anılan sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının, yine 5607 sayılı Yasanın 5/3. madde ve fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.