Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3709 E. 2006/4755 K. 24.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3709
KARAR NO : 2006/4755
KARAR TARİHİ : 24.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.11.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi ve tapuya soyisim ve baba adının eklenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Sicil Müdürlüğü tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin nüfustaki kimlik bilgilerine uygun hale getirilmesi istemiyle açılmıştır. Bu tür davalarda amaç tapulama kadastro ya da mülkiyet mahkemece belirlenmiş olsa bile nüfustaki bilgilere uygun düşmeyen maliklerin isim, soyisim, baba adı ve doğum tarihlerinin gerçeğe uygun hale getirilmesidir. Ancak, kimlik bilgileri düzeltimi yapılırken taşınmaz malikinin değişmemesi diğer bir anlatımla haksız mülkiyet nakline neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın kadastrosunun 1959 yılında yapıldığı, kadastro tutanağının incelenmesinden taşınmaz malikinin Aşçı …. olarak belirlendiği bu kişinin de 1926 yılında bilinmeyen mirasçılara terk ederek öldüğü anlaşılmaktadır. Davacıların miras bırakanı olduğunu söyledikleri… ise 28.11.1981 yılında ölmüştür. Başka bir anlatımla söylemek gerekirse kadastro tespiti sırasında sağdır. Tutanakta kayıt maliki olarak ismi geçen ve 1926 yılında öldüğü bildirilen Aşçı … ile tarafların miras bırakanı 1981 yılında öldüğü kayden anlaşılan…’ın ölüm tarihleri arasında çok belirgin olarak ortaya çıkan yıl farkı ve tespit tarihinde yaşamakta iken malikin tutanağa 1926 yılında öldüğünün yazılması kayıt maliki ölü Aşçı …’in davalıların ortak miras bırakan 1981 yılında ölen…’la aynı kişi olmadığını göstermektedir. Az yukarıda söylendiği üzere iddia duraksamaksızın kanıtlanmadığından mülkiyet nakline neden olunmaması açısından dava reddedilmelidir. Mahkemece değinilen olgu gözden kaçırılarak istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 24.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.