YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15541
KARAR NO : 2007/16346
KARAR TARİHİ : 25.12.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.5.2006 gününde verilen dilekçe ile mecra irtifakı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.7.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 744.maddesi uyarınca su yolu mecra irtifakı kurulması istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, 1315 parsel lehine davalının maliki olduğu 1316 parselden fen bilirkişi krokisinde mavi ile işaretlenen yerden su mecra irtifakı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, istemin dayanağı olan Türk Medeni Kanununun 744.maddesi hükmünce “Her taşınmaz maliki zararın tamamını önceden ödenmesi koşuluyla suyolu, kurutma kanalı, gaz vb. ait boruların, elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde kendi arazisinin altında veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür”. Görülüyor ki, mecra irtifakı kurulmasına ilişkin davalarda öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığının saptanması, ardından mecranın başka bir yerden geçirme olanağının olup olmadığının araştırılması zorunludur. Bu araştırmalar yapılmadan salt davacının subjektif arzusu ile mecra irtifakı tesis edilemez. Çünkü, mecra irtifakı da istemin özelliği gereği özünü komşuluk hukukundan aldığından bu davalarda da komşuluk hukukunun genel ilkesi olan
fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uygulanır. Bütün bu araştırmaların kuşkusuz keşif suretiyle ve bilirkişi oy ve görüşüne başvurarak yapılması gerekir.
HUMK.nun 363.maddesince keşif; gerek re’sen ve gerek iki taraftan birinin talebi üzerine çekişme konusu mahallin incelenmesidir.Yasanın 364.maddesince de keşfin iki taraf usulen davet edildikten sonra onların huzuru ile davete rağmen katılmazlarsa yokluklarında mahkeme hakimi tarafından yapılır. Somut olayda ise, hüküm mahkemesi davalıyı çağırmadan davacının tedbir kararı istemesi üzerine yaptığı keşifle yetinmiş, bu suretle HUMK.nun 364.maddesine aykırı davranarak davalının savunma hakkını kısıtlamıştır.
Eksik inceleme ve araştırma ile usule aykırı keşif yöntemi ile oluşturulan karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 25.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.