Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3736 E. 2022/9529 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3736
KARAR NO : 2022/9529
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar Hazine temsilcisi ve … Demirtaş tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Kadastro sırasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 29, 48, 106 ada 120, 129, 136, 145, 151, 152, 212, 218, 236, 237, 240, 242, 243, 248 ve 250 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlardan; 104 ada 29, 106 ada 129, 151, 212, 237, 242 ve 250 parsel sayılı taşınmazlar … adına; 104 ada 48, 106 ada 120, 152, 218, 236, 243 ve 248 parsel sayılı taşınmazlar … adına; 106 ada 136 ve 240 parsel sayılı taşınmazlar eşit payla … ve … adlarına; 106 ada 145 parsel sayılı taşınmaz ise payları oranında … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve adına tescili istemiyle; davacı Hazine ise, tapu kaydına dayanarak, çekişmeli 104 ada 29, 106 ada 120, 129 ve 145 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 104 ada 29, 48, 106 ada 120, 129, 136, 145, 151, 152, 212, 218, 236, 237, 242, 243, 248 ve 250 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar Hazine temsilcisi ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı …’in çekişmeli 104 ada 48, 106 ada 136, 151, 152, 212, 218, 236, 237, 240, 242, 243, 248 ve 250 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca Kadastro Hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, Mahkemece, dava konusu 106 ada 240 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verildiği halde, hüküm kısmına yazılmaması isabetsiz ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Dava konusu 104 ada 29, 106 ada 120, 129 ve 145 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı …’in dava konusu104 ada 29, 106 ada 120, 129 ve 145 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Davacı Hazine temsilcisinin çekişmeli 106 ada 145 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığını, taşınmaz üzerinde tespit maliki davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Ziraatçi bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, taşınmaz üzerinde uzun zamandan beri tarımsal faaliyetin yapılmadığını, taşınmazın eğiminin % 25-30 civarında olduğunu, taşınmazın eğiminin ve taşlılık oranının fazla olması nedeniyle tarımsal faaliyete uygun olmadığı belirtilmiş olup, dosyadaki fotoğrafların da bu durumu teyit ettiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar lehine gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
c) Davacı Hazine temsilcisinin çekişmeli 104 ada 29, 106 ada 120 ve 129 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, davacı Hazinenin dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığını, taşınmazlar üzerinde tespit maliki davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olup, Mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile davacı Hazinenin dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığına yönelik değerlendirmesi doğru ve yerinde ise de, taşınmazlar üzerinde tespit maliki davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; taşınmazın niteliğini ve kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamış, taşınmazların niteliğinin, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve süresinin ne olduğunun tespiti yönünden hüküm vermeye elverişli olmayan yetersiz ve soyut nitelikteki ziraatçi bilirkişi raporu ile yetinilmiş ve çekişmeli taşınmazlar üzerinde tespit maliki davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı somut olarak ortaya konulmadan, yerel bilirkişilerin soyut ve yetersiz beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazların tespit tarihlerinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü’nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya konulduktan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişileri, tespit bilirkişileri ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğunu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığını, taşınmazların imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş iseler imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraatçi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazlar imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor aldırılmalı; fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerledavacı …’in çekişmeli 104 ada 48, 106 ada 136, 151, 152, 212, 218, 236, 237, 242, 243, 248 ve 250 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, 106 ada 240 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile; hükmün (1) numaralı bendinin (14.) paragrafında yer alan “106 ada 136 parselin” ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine “106 ada 136 ve 240 parsel sayılı taşınmazların” ibaresinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’in dava konusu 104 ada 29, 106 ada 120, 129 ve 145 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2.b) ve (2.c) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı Hazine temsilcisinin dava konusu 104 ada 29, 106 ada 120, 129 ve 145 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 53,00 TL’nin temyiz eden davalı …’den alınmasına 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.