Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/6268 E. 2022/13431 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6268
KARAR NO : 2022/13431
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, ipotekli taşınmaz malikinin 19.8.2020 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; hesap kat ihtarnamesi, icra emri ve kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takipten 19.8.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve sair şikayetlerini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince ihtarname tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verildiği; tarafların istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçi ipotek borçlusunun istinaf talebinin değerlendirilmediği, alacaklının istinaf başvurusunun ise, ipotek borçlusuna yapılan ihtarname tebliğinin kamu düzeninden ve takip şartı olduğundan bahisle süresiz şikayete tabi olduğu belirtilerek, esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK’nun 150/ı. maddesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamlı icra takibinde borçlunun hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiği gerekçesi ile icra emri gönderilemeyeceğine ilişkin şikayeti, İİK’nun 16/1. maddesi kapsamında kaldığından yasal 7 günlük süreye tâbidir.
Öte yandan, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Nitekim, İİK’nun 150/ı maddesinin son cümlesi; “Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.
Bu durumda, uyuşmazlık, hesap kat ihtarnamesinin usulsüz tebliğine yönelik olduğundan başvurunun 7 günlük şikayet süresine tâbi bulunduğu açık olup, bu süre ise en geç icra emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, şikayetçiye hesap kat ihtarı tebligatı yapılmış olmakla ve her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin tebligatın usulsüz olduğuna yönelik tespiti yerinde ise de, ipotekli taşınmaz maliki tarafından ihtarnamenin usulsüz tebliğ edildiği hususunda icra emri tebliğ tarihi olan 24.02.2020 veya kıymet takdiri tebliği olan 27.7.2020’de haberdar olunduğunun kabulü gerekmekle birlikte; şikayet dilekçesinde bu iki tebligatın da usulsüz olduğu ileri sürüldüğünden mahkemece öncelikle şikayetin süresinde olup olmadığının tespiti bakımından icra emri ve kıymet takdiri tebligatlarının usulüne uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekmektedir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, öncelikle hesap kat ihtarnamesinin tebliğine ilişkin şikayetin süresinde olup olmadığı denetlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı şekilde istemin süresiz şikayete tabi olduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi’nin 15.02.2022 tarih ve 2021/331 E. – 2022/271 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 24.12.2020 tarih ve 2020/397 E. – 2020/659 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.