Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/7058 E. 2009/608 K. 06.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7058
KARAR NO : 2009/608
KARAR TARİHİ : 06.02.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve Konya 5. İcra Müdürlüğü’nün 2006/7161 Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptâline karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Konya 5. İcra Müdürlüğü’nün 2006/7161 takip sayılı dosyası kapsamından; davacının, davalı … hakkında ödeme emrinde belirtilen faturayı dayanak alarak adî takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibinde, 2.509,00 TL asıl alacak ile 256,12 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilini istediği ve takip borçlusu davalının süresindeki itirazı sonucu İİK’nın 62. maddesi gereğince takibin durduğu anlaşılmaktadır. Davalı … vekili, süresindeki itirazında Konya İcra Müdürlüğü’nün yetkili olmadığını, yetkili İcra Müdürlüğü’nün Aksaray İcra Müdürlüğü olduğunu bildirilerek yetki itirazında bulunmuştur.
Dava dosyası kapsamındaki bilgi ve belgeler ve tarafların açıklamaları değerlendirildiğinde; yanlar arasındaki akdî ilişki Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmü uyarınca bir “eser” sözleşmesidir. Davacı yüklenici, bakiye iş bedelinin davalı iş sahibinden tahsilini istemektedir. Ancak, yanlar arasındaki sözleşme, yazılı olarak yapılmamıştır. Dava, ve takip az yukarıda açıklandığı gibi eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. HUMK’nın 9. maddesi uyarınca; her dava, kural olarak davalının yasal yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Sözleşmelerden doğan davalar; ayrıca sözleşmenin icra olunacağı yani işin yapılacağı yer mahkemesinde de görülebilir (HUMK’nın 10. maddesi). Taraflar arasında yetki sözleşmesi
varsa, o yer mahkemesi de yetkilidir (HUMK’nın 22. maddesi). Alacak davaları, kamu düzeniyle ilgili olmadıkları için davacı tarafın, bu mahkemelerden birinde açmak konusunda seçimlik hakkı vardır. Açıklanan bu yetki kuralları İİK’nın 50. maddesi hükmünün yollamasıyla icra takiplerinde de uygulanır. Somut olayda, davalının yerleşim yerine göre Aksaray İcra Müdürlüğü takipte yetkili olduğu gibi; sözleşmenin yerine getirildiği yani işin yapıldığı yer itibariyle de aynı İcra Müdürlüğü yetkilidir. Borçlar Kanunu’nun 73. maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına olanak bulunmadığı gibi, Konya İcra Dairelerini yetkili kılan yetki sözleşmesi de bulunmadığından icra takibi başlatılan Konya 5. İcra Müdürlüğü yetkisizdir.
İİK’nın 67. maddesi hükmü gereğince, itirazın iptâli davasının mahkemede açılması ve icra takibine karşı süresinde ve doğru olarak yetki itirazında bulunulması durumunda mahkemece, borcun esasına yönelik itirazın incelenmesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Somut olayda da, yetkili icra müdürlüğünde geçerli bir takip bulunmadığından takip başlatılan icra müdürlüğü’nün yetkisizliği sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin icranın yetkisine yönelik temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 06.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.