YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5181
KARAR NO : 2022/7539
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10/12/2010 gününde verilen dilekçe ile ihya istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22/03/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı … Belediyesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili dava konusu 1304 (1027) parsel sayılı taşınmazın 856.63 m2’lik kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu halde Adana Büyükşehir Belediyesi adına ihdasen tescil edilerek adı geçen belediye tarafından yapılan imar uygulaması sonucu kamu alanında kullanılmak üzere terkin edildiğini, bu ihdas parselinin anılan miktarı üzerinde de 5643 ada 2 parsel sayılı imar parselini oluşturulduğunu ancak belirtilen şuyulandırma işleminin ve öncesinde aynı bölgede Seyhan Belediyesince yapılmış olan 37 No’lu imar düzenlemesinin idari yargıda iptal edildiklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescil ile kayıtların eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece Seyhan Belediye Başkanlığı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden eski hale ihya isteğinin kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarihli 2016/10590 Esas, 2019/3349 Karar sayılı ilamıyla 775 sayılı Yasanın mülga 3. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen ikinci hüküm Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.02.2021 tarih 2020/ 3571 Esas, 2021/1067 Karar sayılı ilamı ile “20 Şubat 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Hakkındaki Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir. 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine verilmiştir.
Hüküm davacı vekili ile davalı … Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı … Belediyesi vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmaz davalı Seyhan Belediyesi ve davalı … Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı Seyhan Belediyesi ile davalı … Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmaz belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile sınırlarına dahil olan davalı … Belediyesinin sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmekte ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Belediyesi vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının;
a) Üçüncü bendinin çıkarılarak yerine “davacı tarafından yapılan 1.950,15 TL yargılama giderlerinin davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı … Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına”
b) Dördüncü bendinin çıkarılarak yerine “Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı … Belediyesi ile davalı … Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.