YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4353
KARAR NO : 2022/8258
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Dava konusu taşınmazın öncesinde tarafların müşterek murisi … kullanımında olduğunun kuşkusuz olduğu, ancak tarafların müşterek murisinin terekesinin taksim edilip edilmediği, murisin sağlığında taşınmazı hibe edip etmediği, murisin ölümünden sonra taşınmazın kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı yönündeki beyanların uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı gibi, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri de dinlenilmediğinden yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması ve bu keşifte, yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmazın müşterek muris … tarafından mirasçılardan birine hibe edilip edilmediği veya murisin ölümüyle mirasçılar arasında yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde kimin fiili kullanımında bulunduğu hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi, teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli ve krokili rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gereğine ve kabule göre de, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu göz ardı edilerek, … mirasçılarının isimleri belirtilmeden genel ifadeyle taşınmazın iştiraken … mirasçılarının kullanımında bulunduğu şeklinde şerhe ilişkin karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 171 ada 4 ve 123 ada 42 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile, dava konusu taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesine ” iş bu taşınmazın 1890 doğumlu …ve … oğlu … mirasçıları … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, …kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, …kızı …, …oğlu…, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, …oğlu … …, …kızı …, …kızı …, … … oğlu …,… … oğlu …, … … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, …oğlu … kullanımındadır, taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. ” ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 130 ada 31 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ” iş bu taşınmazın 1890 doğumlu …ve … oğlu … mirasçıları … kızı …, … oğlu …, ….,kızı …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, …kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, …kızı …, …oğlu…, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, …oğlu … …, …kızı …, …kızı …, … … oğlu …, … … oğlu …, … … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, …oğlu … kullanımındadır, bu parsel üzerindeki 2 adet bina, 2 adet depo ve kömürlüğün 1990 yılından beri … ve …’ın fiili kullanımındadır, taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. ” ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 171 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ;dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ” iş bu taşınmazın 27.04.2016 tarihli kadastro teknisyeni…’un krokili raporunda B harfi ile göstermiş olduğu 857,83 m2’lik kısmı … oğlu …’ın kullanımındadır, kalan 5331,32 m2’lik kısım 1890 doğumlu …ve … oğlu … mirasçıları … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, …kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, …kızı …, …oğlu…, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, …oğlu … …, …kızı …, …kızı …, … … oğlu …, … … oğlu …, … … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, …oğlu … kullanımındadır, taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. ” ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi …’tan intikal ettiği ve murisin sağlığında taşınmazları mirasçılarından birine ya da bir kaçına bağışlamadığı, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazlar üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen kişilerin beyanlarından, taşınmazların adlarına kullanıcı şerhi verilen kişilerin kullanımında olduğu anlaşılmakta olup, dosya kapsamında, tespit tarihine kadar davacı tarafın bu duruma karşı çıktığına ve taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık yaşandığına dair bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davalı tarafın çekişmeli taşınmazlar üzerindeki uzun süreli kullanımlarının kendi nam ve hesaplarına olduğu gözetilerek, davacı ve asli müdahil davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerl yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve Kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’a iadesine, 19.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.