Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1456 E. 2009/1030 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1456
KARAR NO : 2009/1030
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat….ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup fesih kesin hesabı sonucu ortaya çıkan iş sahibi alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında 16.05.2000 tarihinde imzalanan sözleşme davacı İdare tarafından 09.05.2002 tarih 2023 sayılı olurla feshedilmiştir. Davaya dayanak yapılan fesih kesin hesap raporunda, davalının işi 28.05.2001 tarihinde bitirmesi gerekirken ikmâl etmemesi sebebiyle gecikme cezası, kalan işler beton laboratuvar tesisi kurulması kesintisi için sözleşmenin 30 ve 60.1 maddeleri uyarınca ceza tutarında toplam olarak 178.161.733.097 TL borçlu olduğu hesaplanmıştır. Sözleşmenin 60.1 maddesinde işe son verilmesi halinde kalan işler için sözleşme bilgileri 30. madde uyarınca ceza kesintisi yapılacağı hükmüne yer verildiği halde 24. maddesinde işin gecikmesi halinde uygulanacak cezanın sözleşmenin feshedilmesinde de
uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmenin 24. maddesinde düzenlenen ceza, işin süresinde tamamlanmaması halinde uygulanması kararlaştırıldığına göre Borçlar Kanunu’nun 158/II. maddesinde tanımlanan ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu açıktır. Sözleşmede aksine bir hüküm de bulunmadığından anılan madde uyarınca sözleşmenin feshi halinde ifaya ekli ceza istenemez.
Bu durumda mahkemece davacının fesih tarihine kadar hesaplanan gecikme cezası isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu bu talebin de kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.