YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5279
KARAR NO : 2009/1042
KARAR TARİHİ : 26.02.2009
Davacı …. Ltd. Şti ile davalı Kutlutaş İnş. Tic. Ltd. Şti-Dillingham Construction İnc. Ortak Girişimi arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.10.2006 gün ve 2004/819-2006/511 sayılı hükmü bozan Dairemizin 25.04.2008 gün ve 2007/1286-2008/2753 sayılı ilamı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava 02.07.1996 tarihli sözleşme ve protokoller gereğince oluşan taşeron alacağının davalı yükleniciden tahsiline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar tarafların temyizi üzerine Daire’mizce taraflar yararına bozulmuş, bozma kararına karşı taraf vekillerince kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda davacı alacağı 31.12.2002 tarihi itibarıyla döviz alacağı cinsinden hesaplanmış, bu tarihten sonraki ödemeler düşüldükten sonra kalan esas alacağa 07.01.2003 tarihinden teminat alacağına ise 22.04.2004 tarihinden başlamak üzere faiz hesabı yapılmıştır. Oysa bu hesaplama şekli 02.07.1996 tarihli sözleşmenin 5/2. ve 6/2. maddelerindeki düzenlemelere uygun düşmemiştir. Çünkü sözleşmenin 6/2. maddesinde, davacı alacağının asıl iş sahibinin davalıya ödeme yaptığı tarihteki Merkez Bankası döviz alış kurundan TL’ye çevrileceği yazıldığından her ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacının döviz alacağı TL’ye çevrilmeli ve teminat alacağı dışında kalan alacak için ödemenin yapıldığı tarihe 7 gün eklenmesi ile bulunacak vadeden itibaren faiz hesabı yapılmalıdır. Aynı sözleşmenin 5/2. maddesindeki düzenleme gereğince ise teminat için kesilen alacakların muaccel olduğu tarih SSK’dan ilişiksizlik belgesinin getirildiği tarih olması gerektiğinden bu tarihteki TCMB’nın döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilmeli ve aynı maddede, 6/2. maddede belirtildiği üzere kesin bir vade öngörülmediğinden davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz hesabı yapılmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesap şekli sözleşmedeki düzenlemeye aykırı olduğundan Daire’mizin belirtilen şekilde vardığı sonucun yerinde olmadığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklanan doğrultuda hesaplama yapılması için bilirkişilerden ek rapor alınmalı ve davadaki istekler karara bağlanmalıdır.
Mahkemece verilen karar ve temyiz üzerine Daire’mizce oluşturulan bozma kararı bu nedenlerle yerinde görülmediğinden tarafların tashihi karar taleplerinin kabulü ile kararın değişik bu gerekçeyle bozulması uygun görülmüştür÷
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle tarafların diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle Daire’mizin 25.04.2008 gün, 2007/1286 E., 2008/2753 K. Sayılı bozma kararının 2. ve 3. bentlerinin kaldırılarak mahkeme kararının temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen taraflara geri verilmesine, 26.02.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sözleşmenin 6/2. maddesindeki süre alacağın muacceliyetini göstermekte olup kesin vade olarak kabul edilemez. Ayrıca BK’nın 101. maddesi uyarınca alacak miktarı gösterilmek suretiyle davalının temerrüde düşürülmesi gerekir. Nitekim davalı 16.06.2003 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünden kalan alacak için bu ihtarın sözleşmenin 5. maddesince teminat kesintileri ilişiksizlik belgesinin getirilmesinden sonra iade edileceğinden ve 08.08.2003 tarihli ilişiksizlik belgesinin ibrazından sonra 09.04.2004 tarihli ihtarla nakit teminat kesintisinin iadesi istenildiğinden teminat kesintisi için de bu ihtara göre faizinin hesaplanıp hükmedilmesi gerekir. Bu nedenlerle çoğunluğun 2. bentteki bozma nedenine kısmen katılmıyoruz.