Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1544 E. 2009/1148 K. 02.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1544
KARAR NO : 2009/1148
KARAR TARİHİ : 02.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 04.09.1995 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, arsa sahibince açılan davada, inşaatın süresinde bitirilmediği ileri sürülerek akdin feshi ve kaçırılan fırsat ile kira kaybından oluşan toplam 50.000.000.000 TL’nin tahsiline ilişkin olup, 01.05.2007 tarihli dilekçe ile talep 168.000,00 TL’ye çıkartılmış, mahkemece 168.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davada, sözleşmenin süresinde ifa olunmaması sebebiyle feshi talep edilmiştir. BK’nın 106. maddesinde borçlunun temerrüde düşmesi halinde alacaklıya tanınan akdin feshi imkânı kullanılmıştır. Akdin feshini tercih eden yani seçimini fesih yolunda kullanan alacaklının akdin feshinden vazgeçerek akdin ifasını veya ifadan vazgeçip akdin ifa edilmemesinden mütevellit zararını talep haklarını kullanma imkânı yoktur. Esasen verilen 01.05.2007 tarihli ıslah dilekçesinde akdin feshi isteminden vazgeçildiği de belirtilmemiştir. Ayrıca davada, davacı arsa sahibine verilmesi gereken dairelerin bedelinin ödetilmesine ilişkin bir istemde de bulunulmamıştır. Bu nedenle mahkemenin kararı BK’nın 106 ve 108. maddelerine aykırı olduğu gibi HUMK’nın 74. maddesinde ifadesini bulan talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kuralına da aykırıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş, olayda akdin feshi şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması, davacıya ait zeytinliğin akdin imzalandığı tarihte imara uygun olmadığı, imar durumunun 21.12.1998 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten sonra meydana gelen 17 Ağustos 1999 depreminin süreye etkisi, yeni imar planlarının sözleşmede öngörülen adette yapıma müsait olup olmadığı gibi hususların gözetilmesinden akdin feshi şartları oluşmuyor ise davanın reddedilmesinden, yapılacak inceleme sonucunda akdin feshedilmesi sonucuna ulaşıldığı takdirde ise davacının BK’nın 106. ve 108. maddeleri doğrultusunda ancak menfi zararlarını talep edebileceği gözedilerek bu doğrultuda inceleme yapılıp, davanın karara bağlanmasından ibarettir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, davanın hukuki tavsifinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.