YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/291
KARAR NO : 2009/2029
KARAR TARİHİ : 08.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 17.03.1996 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi, cezai şart, eksik iş ve kira bedellerinin tahsili istemleriyle davacı arsa sahibince açılmış, mahkemece verilen ilk kararın davalının temyizi üzerine, Dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece akdîn ileriye etkili feshine altı aylık gecikme alacağının davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükmüne uyulan bozma ilâmı gereğince yapılan inceleme sonucunda, yargılamanın devamı müddetince inşaatın getirildiği seviyesi dikkate alınarak akdîn ileriye etkili feshine karar verilmiştir. Bu karar dosya kapsamına uygun bulunmakla beraber ileriye etkili feshin sonuçları araştırılmamış yani işin tasfiyesi belirlenmeden, inşaatın hangi bölümlerinin davacıya hangi kısımların davalıya bırakılacağı açıklanmadan bağımsız bölümlere düşecek arsa payları tesbit olunmadan karar verilmiştir. Oysa 25.01.1984 gün ve 3/1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ileriye etkili fesih kararı verilmesi halinde, inşaatın getirildiği fiziki oran, davalı yüklenicinin alacağı bağımsız bölümlere uygulanarak ve sözleşmesindeki paylaşımda dikkate alınarak tarafların bağımsız bölümleri tespit olunmalıdır. Kısaca inşaatta eksik bırakılan işlerin bedeli yükleniciye verilecek arsa payı ve bağımsız bölümlerden düşülerek tasfiye sağlanmalıdır. Ayrıca davacının iki daire dışında 0,8 daireye daha hak kazandığına dair iddiaları da araştırılarak paylaşımda gözetilmelidir. Diğer yandan İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de belirtildiği üzere arsa sahibinin uğradığı her türlü zarar ve alacak kalemlerine hükmolunmalıdır. Bu nedenle 30.08.2001’de teslimi gereken iki daire için gecikme tazminatına hükmedilmesi yerine altı aylık süreyle sınırlandırılması da yerinde değildir.
Yine bozma uyarınca yapılan incelemede depremin inşaatın teslim süresine etkisi olmadığı belirlendiği gibi işin gecikmesinde davacıya atfı kabil bir kusur tesbit olunamadığından ve dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı bulunduğundan mahkeme masrafı ve vekâlet ücreti davalı yüklenici üzerinde bırakılmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 08.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.