YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4854
KARAR NO : 2009/3175
KARAR TARİHİ : 28.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat …… …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı iş sahibi, davalı teknik uygulama sorumlusu olup davada TUS görevini gereğince yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istenmiş, mahkemece taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında davalının görev ve sorumluluklarını belirleyen yazılı bir sözleşme yoktur. Davalının davacıya ait inşaatın yapımında TUS (Teknik uygulama sorumlusu) görevini yaptığı ihtilâfsızdır. Davalı Beşiktaş 7. Noterliği’nden verdiği 25.09.1998 gün 22140 yevmiye nolu taahhütname ile yapının 3194 Sayılı İmar Kanunu ile İmar Yönetmeliği hükümlerine, yapı izin belgesi ve tasdikli projelerine uygun yapılmasını ve bundan doğacak bilcümle mesuliyeti kabul ve taahhüt etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen birinci bilirkişi kurulu raporunda davalının %20, talimat yoluyla inceleme yapan ikinci bilirkişi kurulu raporunda davalının %30 oranında kusurlu ve sorumlu olduğunu belirtmiş, mahkemece ikinci bilirkişi kurul raporuna itibar edilerek dava sonuçlandırılmıştır. Her iki bilirkişi kurulu raporunda TUS olan davalının kusur ve sorumluluk oranları arasında fark bulunduğu gibi, tesbit raporlarıyla belirlenen inşaattaki eksik ve kusurların ya da ruhsat ve projeye aykırı imalâtların nelerden ibaret olduğu, bunların davalının sorumluluğunda olup olmadığı Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanıp tartışılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, HUMK’nın 284. maddesi uyarınca gerçeğin daha iyi şekilde ortaya çıkması için yeniden oluşturulacak konusunda uzman, üç kişilik bilirkişi kurulundan davalının kusur ve sorumluluk oranıyla ilgili çelişkiyi giderecek ve yine davalının taahhüdü, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Yönetmeliklerindeki teknik uygulama sorumlularının görev ve sorumlulukları ile ilgili hükümler gözönünde tutularak ve yapılan inşaatta yüklenicinin münhasıran sorumlu olduğu eksik ve kusurlu imalâtlar dışında kalan davalının sorumlu olacağı miktar konusunda rapor alınıp değerlendirmek suretiyle davanın sonuçlandırılması olmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.