Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21250 E. 2022/17776 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21250
KARAR NO : 2022/17776
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I.Sanık … hakkındaki beraat kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II.Sanık … müdafiinin ve sanık …’nın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1-Sanıkların eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibariyle suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesi nazara alınarak, olay tarihinde yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın ilgili maddesi uyarınca hüküm tesisi,
2-Sanık … hakkında hükmedilen 3 yıl hapis cezasında zincirleme suç hükümleri uyarınca ¼ oranında artırım yapılırken cezanın 3 yıl 9 ay hapis yerine 3 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini
3-Sanık …’ya 5271 sayılı CMK’nun 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
4-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5 madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22 ve 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
5-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Sanık … yönüyle incelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihi 28.04.2014 olan eylem için iddianame düzenleme tarihinin 26.05.2014, suç tarihi 17.04.2014 olan eylem için iddianame düzenleme tarihinin 22.05.2014 olduğu,
Sanık …’ya ilişkin Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/22 Esas, 2021/78 Karar sayılı temyiz edilmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 13.05.2014 iddianame düzenleme tarihinin 06.06.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, kesinleşmiş cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanık …’nın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.