YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12613
KARAR NO : 2023/208
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; maddi hata nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi şikayetinin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında takdir olunan 28.960,00 TL para cezasının şikayetçi borçlu şirketten alınarak Hazineye irat kaydına, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkiline icra emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, usulsüz tebliğe rağmen kıymet takdiri yapılıp kesinleştirilerek ihale yapıldığını, kıymet takdir raporu kesinleştirilmeden satış yapıldığını, icra emrinin tebliği usulüne uygun kabul edilse bile süresinde satış istenmediğini, taşınmazın güncel imar durumunun sorulmadığını, bilirkişi raporunun ve satış ilanının güncel bilgilere göre hazırlanmadığını, satış ilanının tapu kaydına uygun olmadığını, artırma tutanağının taşınmaz bilgilerini içermediğini, ihale bedelinin masraflar ve muhammen bedelin %50 sini karşılaması gerektiğini, adliyede ilan panosu bulunmadığını, ilan panosuna asma tutanağında icra memuru imzasının bulunmadığını, sadece müdürün imzasının yeraldığını, ilanın belediyede yapılmadığını ve 1 aylık askı süresine uyulmadığını, KDV alınmaması gerekirken %1 KDV alınmasının ihaleye katılımın az olmasına neden olduğunu belirterek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde; icra emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, 06.04.2018 tarihinde satış avansı yatırılarak satış talep edildiğini, kıymet takdir raporu tebliğ edilen şikayetçinin kıymet takdirine itiraz etmediğini, satış ilanının usulüne uygun düzenlenip ilan edildiğini, ihaleye birden fazla katılan olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, icra dosyasından davacıya icra emrinin 05.01.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gibi usulsüz tebligat iddiasının da zaten bu aşamada ileri sürülemeyeceği, kıymet takdir raporunun 24.07.2021, satış ilanın ise 18.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, satışa hazırlık aşamasındaki kıymet takdirine itiraz, satış ilanında belirtilen taşınmazın özellikleri, KDV oranı gibi hususlara ihalenin feshi aşamasında itiraz edilmeyeceği, taşınmazın satış ilanının Türkiye genelinde dağıtımı yapılan beş gazeteden birinde ilan edilmesi için Basın İlan Kurumuna ve Altındağ Belediye Başkanlığına müzekkere yazıldığı, taşınmazın açık artırma tutanağında, taşınmaza ait yeterli açıklayıcı bilginin yer aldığı, İİK-150/e maddesi uyarınca satış talebinin icra emrinin tebliğ tarihi olan 05.01.2018’den itibaren 1 yıllık yasal süresi içinde 09.04.2018 tarihinde yapılması nedeni ile satışın düşmediği, malın açık artırma tutanağında göre satım bedelinin muhammen bedelin %50’si, satış ve paraya çevirme masrafları ile rüçhanlı alacakları da karşıladığı gerekçesiyle;
1.Davanın REDDİNE,
2.Davacının İİK-134/2. madde uyarınca ihale bedelinin (289.600,00 TL) %10 oranında (26.600,00 TL) para cezasına mahkum edilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; icra emrinin usulsüz tebliğ edildiği,usulsüz tebliğ işlemi düzeltilmeden kıymet takdiri yapılıp ihaleye çıkıldığını, icra emrinin tebliğinin usulüne uygun kabul edilse bile süresi içerisinde satış istenmediğini, taşınmazın son güncel imar ve kadastro durumu getirilmediğini, satış ilanının taşınmazın özellikleri kısmında özelliklerin hangi kıymet takdiri raporuna göre tespit edildiği belirtilmediğini, satış ilanı ve şartnamesinin tapu kaydına uygun olarak düzenlenmediğini, şerhlerin satış ilanının ilgili kısmında açıklanmaması taşınmazın özelliklerinde yanılmaya sebep olduğunu, açık artırma tutanağında taşınmazın bilgisi yazılarak bu bilgilerin ihale anında yüksek sesle okunduğunun tutanağa geçirilmesi gerektiğini, ilanın adliyede ilan tahtasına asıldığı yönündeki tutanağın gerçekle bağdaşmadığı, ihale bedelinin masraflar ve muhammen bedelin yüzde ellisini karşılaması gerektiğini, ihalede rekabet ortamı oluşmadığını, satış ilanın belediyede bir aylık askı süresine uyulup uyulmadığı dosyadan anlaşılamadığını, şartnamede yüzde bir KDV alınacağının yazılı olmasının ihaleye katılımı azalttığı belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluya icra emrinin daimi çalışanına tebliğ edildiği şerhi ile 05.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçinin kıymet taktir tutanağı ve satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin açıkça şikayetinin bulunmadığı, alacaklının 09.04.2018 tarihinde süresinde usulüne uygun satış talebinde bulunduğu, satışa hazırlık işlemlerine ilişkin şikayetini borçlunun süresinde ileri sürmediği, satış kararında satış ilanının belediye ve adliye divanhanesinde ilan edilmesine dair karar alınmadığı, satış ilanının 15.08.2021 tarihinde satış kararına uygun şekilde yurt genelinde yayın yapan tirajı elli binin üzerinde Sabah Gazetesinde ilan edildiği, satış ilanı ve şartnamenin güncel tapu kaydı ve imar durumunun tespiti ile yasaya uygun tanzim edildiği, artırma tutanağının yasaya uygun düzenlendiği, satış bedelinin, muhammen kıymetin yüzde ellisi ile paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşıladığı, resen yapılan değerlendirmede de feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığı, şikayetçi borçlunun istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, ancak mahkemece şikayetçi borçlunun ihale bedeli 289.600,00TL’nin %10’u oranında para cezası ile cezalandırılmasına karar verilse de hüküm fıkrasında tutarın maddi hatadan kaynaklı olarak 26.600,00 TL olarak yazıldığı, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
1…. 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/659 Esas – 2022/221 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.İhalenin Feshi şikayetinin REDDİNE
3.İhale bedelinin %10’u oranında takdir olunan 28.960,00TL para cezasının şikayetçi borçlu şirketten alınarak Hazineye irat kaydına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.İİK’nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.
2. Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
3. Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
4. Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
5. Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.
3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
Yukarıda geçen yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin 10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayetçi borçlunun temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının iki numaralı bendinde yer alan “%10 oranında hesap edilen 28.960,00TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “%5’i oranında hesap edilen 14.480,00TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.