Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/13270 E. 2006/15189 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13270
KARAR NO : 2006/15189
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … hakkındaki davanın kabulüne diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen 20.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapuda kayıtlı taşınmazdan haricen edinilen pay devri nedeniyle Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanılarak açılmış, temliken tescil istemine ilişkindir.
Davalılar dava konusu 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıt maliklerinden …’nin ev yapmak üzere davacıya 500 m2 bedelini alarak taşınmaz devrettiğini davacının evini bu bölüm üzerine yaptığını savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilerek 132 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazdaki davalı …’ye ait 500/3626 payı iptali ile bu payın davacı adına tesciline diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş,
Hükmü davalılardan … Sepetçi temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 706. ve Borçlar Kanununun 213. maddeleri hükmünce tapulu bir taşımazda mülkiyet devrini amaçlayan her türlü sözleşmelerin geçerli olması resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Yasanın geçerlik şartı olarak öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler mülkiyet nakli için ilgilisine bir hak sağlamaz. Dolayısıyla davacının harici satın alma iddiasına dayalı olarak eldeki davanın kabulüne olanak yoktur.
Ne var ki; davacı, dava dilekçesinde tapulu taşınmazdan pay edindikten sonra 132 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine temelli kalması
amacıyla bina yaptığını, iyi niyetli olduğunu da ileri sürmüştür. Mahkeme önüne getirilen vakıa az yukarıda sözü edildiği üzere davacının Türk Medeni Kanunun 724. maddesine sığınarak temliken tescil isteğinde de bulunduğunu gösterir. Dolayısıyla uyuşmazlığın Türk Medeni Kanunun 724. maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekecektir.
Gerçekten sözü edilen hüküm uyarınca tapuya kayıtlı ve … mülkiyete konu bir taşınmaz üzerine temelli kalması amacıyla ve zeminin kendisine ait olduğunu veya ileride mülkiyetin kendisine geçirileceği inancı hareket eden bir kimse bina yapmış ve yapının değeri zemin değerinden fazla ise taşınmazın adına tescilini isteyebilir. Ancak burada tescile olanak sağlayan olgu bir başkasına ait taşınmaz üzerindeki yapı (bina) olduğundan tescile konu olacak yer yapının inşaat alanı ve onun zorunlu kullanım alanından ibarettir. Aksinin kabulü tapulu taşınmazın haricen satışı sonucunu gerektireceğinden yasa himaye etmez.
Böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş; bilirkişinin 26.12.2005 günlü krokisinde kırmızı ile taradığı binanın bulunduğu inşaatın alanını ve bunun zorunlu kullanım alanına yeniden yapılacak keşifte bilirkişiye hesap ettirmek istemi bunun sonucuna uygun kabul etmek olmalıdır.
Mahkemece bu yönler gözden kaçırılarak tapulu taşınmazda harici satımı olanak sağlar biçimde satın alındığı iddia edilen metrekare üzerinden davanın kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.