YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15596
KARAR NO : 2008/16071
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; boşanma kararı ile davalı lehine 150 YTL yoksulluk nafakası hükmedildiğini, boşanma kararından sonra sigortalı olarak çalışmaya başladığı tespit edilen davalının yoksulluktan kurtulduğunu ileri sürerek nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; kısa bir süre asgari ücretle çalışan davalının şu an işiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının yoksulluğunun kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Ancak, Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında “asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir (HGK. nun 7.10.1998 gün ve 1998/2–656 E. 1998/668 K, 26.12.2001 gün ve 2001/2–1158 E. 2001/1185 K. sayılı kararları gibi).
Yine; Hukuk Genel Kurulunun 28.2.2007 tarih ve 2007/3–84 E. ve 2007/95 K. sayılı kararında da; asgari ücretle çalışılmakta bulunulması, yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemiştir.
Bu durum ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalının asgari ücretle çalışıyor olmasının onu yoksulluktan kurtarmayacağı, ancak tarafların mali durumlarının değişmesinin iradın artırılmasını veya azaltılmasını gerektireceği gözetilerek davalının işe girmiş olması ve gelir elde etmesi nedeniyle nafakada (çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince) uygun bir miktar indirime karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.