YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1552
KARAR NO : 2009/3423
KARAR TARİHİ : 08.06.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı, … İnş.Nak. ve Turz.Yat.San.Ltd.Şti. davasında, davalı iş sahibi …’nin 2001 yılında başladığı inşaatların yapımını üstlendiği, davalının yaptırdığı yapıların altyapılarını yapmak için nakit paraya sıkışması üzerine, bu işlerin tamamlanması amacıyla iyiniyetle 11.03.2003 tarihli alındı belgesi ile 08.04.2003 tarihinde geri ödenmek üzere 53.170.000.000 TL borç para verdiğini, bu paranın geri ödenmemesi üzerine… İcra Müdürlüğü’nün 2004/72 sayılı dosyasıyla yaptığı icra takibine, davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı talep etmiştir.
Davalı kooperatif ise cevabında, 1970’li yıllarda, Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi olarak kurulan kooperatifin, üyelerin ödeme güçlüğü çekmeleri nedeniyle, konut yapımından vazgeçilerek alınan genel kurul kararıyla, kura çekimi ile arsaların üyelere verildiği, tapuların devredilmesi sonucu elde kalan tek arsaya da sosyal tesis yapılması kararı alınarak, kooperatifin 1992 yılında SS Zeytinlik Sahil Sitesi İşletme Kooperatifine dönüştüğü, 2001 yılında da söz konusu arsaya sosyal tesis yapılması amacıyla davacı ile 20 Kasım 2001 tarihinde noterden Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığı, davalı tarafından herhangi bir altyapının yapılmadığını, bu nedenle, iddia edildiği gibi borç alınmasının mümkün olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemesince, 11.03.2003 tarihli alındı belgesinin kooperatif yetkili kişilerince düzenlenip verilen, kayıtsız şartsız borç ikrarına havi belge olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı kooperatif 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’na tabi bir “işletme” kooperatifidir. Anılan Yasa’nın 55/I. maddesi gereğince, kooperatif yönetim kurulu kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetlerini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Buna göre kooperatifi yönetim kurulu temsil eder. Kooperatifi temsile yetkili yönetim kurulu ve dolayısıyla şahıslar, kooperatif namına onun amacının gerektirdiği bütün hukuki işlemleri yapabilir. 1163 Sayılı Kanunun 59/I. maddesinde öngörülen bu kurala göre, temsil yetkisi kooperatifin amacı ile sınırlıdır. Aynı Yasa’nın 4/I. maddesinin ikinci bendi gereğince kooperatifin amacı ve çalışma koşullarının ana sözleşmesinde gösterilmesi; 3/I. maddesi uyarınca da ana sözleşmenin kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilanı zorunludur. O halde, temsile yetkili yönetim organının ve dolayısıyla temsile yetkili kişilerin kooperatifin amacı ve çalışma alanları ile sınırlı işlemleri geçerli olacak ve bu hukuki işlemler kooperatifin tüzel kişiliğini bağlayacaktır. Çünkü kooperatifin amaç ve konu dışında fiil ehliyeti yoktur. Davalı kooperatifin amacının “ortaklarının sahip oldukları konutlardan oluşan sitenin ve site sakinlerinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak, siteyi geliştirmek ve güzelleştirmek” ana sözleşmenin 6. maddesinde açıklanmıştır. Davaya konu belge, kooperatifin amacı sınırları dahilinde yapılan bir hukuki işlem olarak kabul edilebilir ise, kooperatif tüzel kişiliğini bağlayacaktır; aksi halde bağlayıcı olmayacaktır. Yönetim organının temsil yetkisinin sınırlarını aşarak hukuki işlem yaptığını dolayısıyla tüzel kişiliği bağlayıcı olmadığını, kooperatif yasal delil ile kanıtlayabilir. Özetle açıklanan bu hukuksal çerçeve dahilinde somut olaya dönüldüğünde, yanlar arasında …Noterliği’nce 20 Kasım 2001 tarih ve 40930 yevmiye numarası ile düzenlenmiş, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, niteliğince bir eser sözleşmesi olan Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme kapsamında davacı yüklenici şirket %75 arsa payı karşılığı, inşaatı anahtar teslimi olarak yapmayı üstlenmiştir. Davacı vekili dava konusu alacağın bir ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, alelade borç olarak verilen paranın tahsili istemine ilişkin olduğunu, bu nedenle davacı şirket defter ve kayıtlarında yer almadığını belirtmiştir. Mahkemece, davalı kooperatif defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesiyle alınan raporda, davaya konu borç ilişkisine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca yapılan yargılamada davalı kooperatif tarafından altyapı işlerinin yapıldığına ilişkin herhangi bir tespit ve belirlemede bulunmamaktadır. Oysa, kooperatife borç verme sözkonusu ise kural olarak bu hususun kooperatifin defter ve kayıtlarında da yer alması gerekir. Öte yandan Türk Ticaret Kanunu’nun 506. maddesi gereğince, davacı şirketin anasözleşmesine yazılması gereken işletme kanunu kapsamında, “borç verme” yetkisinin bulunduğu davacı tarafça kanıtlanmadığı gibi; aynı Kanun’un 72 ve 73. maddeleri gereği olarak şirketin alacaklarının envanter defterine kaydının zorunlu olmasına karşın, kaydının bulunmadığı da sabittir. Tüm
bu hukuksal sebeplerle, davaya dayanak alınan 11.03.2003 tarihli “alındı belgesi” başlıklı belge, davalı kooperatifin yönetim kurulu üyelerince imzalanmış olsa dahi, davalı kooperatifin amacı ve çalışma alanı ile sınırlı bir işlem olmadığından, kooperatifi bağlamaz. O halde, davanın reddi gerekirken; mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, 550,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.