Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8818 E. 2022/12919 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8818
KARAR NO : 2022/12919
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili ile feri müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 01.10.1991 ile 20.04.2015 tarihleri arasında yılın Eylül ile Nisan ayları arasında ayda 30’ar gün, diğer aylarda ayda 10’ar gün kesintisiz olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili, davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığını, çalıştığı sürelere ilişkin sigorta bildirimlerinin yapıldığını, mevsimlik işyeri niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “davanın kabulü ile, davacı …’un davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinde 01.10.1991 tarihi ile 20.04.2015 işten çıkış tarihine kadar aralıklı olarak toplam 3969 gün çalıştığı, … Kurumuna bildiriminin yapıldığı, 2810 günün ise bildiriminin yapılmadığının tespit ve tesciline,” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; “ Davalı vekili ve Fer’i Müdahil … Başkanlığı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle; Aydın 1. İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacının … sicil numaralı davalı … San. A.Ş. adlı işyerinde; a)01.10.1991 – 24.05.1993 tarihleri arasında; 1991/3 döneminde 90 gün, 1992/3 döneminde 120 gün, asgari ücrete tabi çalışmasının fer’i müdahil … Başkanlığı’na bildirilmediğinin 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 25.04.1993 tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki çalışmalarının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine;
b)25.04.1993 – 20.04.2015 tarihleri arasında, 1994/3. Döneminde 120 gün, 1995/3. Döneminde 120 gün, 1996/3. Döneminde 120 gün, 1997/3. Döneminde 120 gün, 1998/3. Döneminde 68 gün, 1999/3. Döneminde 120 gün, 2000/3. Döneminde 120 gün, 2001/3. Döneminde 120 gün, 2002/3. Döneminde 91 gün, 2003/3. Döneminde 60 gün, 2004/9. Ayında 29 gün, 2004/10 Ayında 2 gün, 2004/11. Ayında 9 gün, 2004/12. Ayında 17 gün, 2005/9. Ayında 8 gün, 2005/10. Ayında 2 gün, 2005/11. Ayında 13 gün, 2005/12. Ayında 12 gün, 2006/10. Ayında 4 gün, 2006/11. Ayında 8 gün, 2006/12. Ayında 18 gün, 2007/9. Ayında 1 gün, 2007/10. Ayında 14 gün, 2007/11. Ayında 18 gün, 2007/12. Ayında 22 gün, 2008/9. Ayında 9 gün, 2008/10. Ayında 8 gün, 2008/11. Ayında 13 gün, 2008/12. Ayında 25 gün, 2009/9. Ayında 5 gün, 2009/10. Ayında 12 gün, 2009/12. Ayında 28 gün, 2010/11. Ayında 27 gün, 2011/9. Ayında 20 gün, 2011/10. Ayında 11 gün, 2011/11. Ayında 10 gün, 2012/9. Ayında 10 gün, 2012/10. Ayında 12 gün, 2012/11. Ayında 13 gün, 2012/12. Ayında 26 gün, 2013/9. Ayında 9 gün, 2013/11. Ayında 17 gün, 2013/12. Ayında 21 gün, 2014/9. Ayında 18 gün, 2014/11. Ayında 20 gün, 2014/12. Ayında 27 gün asgari ücrete tabi çalışmalarının fer’i müdahil … Başkanlığı’na bildirilmediğinin tespitine,fazlaya ilişkin istemin reddine ” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, tanık beyanları ile kesintisiz ve tam süreli çalışma iddiasının doğrulandığını, imzaların bir çoğunun davacıya ait olmadığının bilirkişi incelemesi ile saptandığını, … Odasından gelen yazı cevaplarından işyerinde yılın bazı ayları yoğun olmak üzere 12 ay çalışma yapıldığının anlaşıldığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalıştığı gün kadar hizmetinin bildirildiğini, eksik bildirim bulunmadığını, işyerinin mevsimlik niteliği nedeniyle sürekli ve kesintisiz çalışmanın kabulünün yerinde olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
Feri müdahil vekili, hak düşürücü sürenin dikkate alınmasını, Kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı delillerle ispat edilebileceğini, kamu düzenine ilişkin davanın özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, tanık anlatımlarına itibar edilerek karar verilemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dosyada; Bölge Adliye Mahkemesinin, davacının, imzası sabit olan ücret bordrolarının bulunduğu dönemlerdeki bildirimler dışlanmak suretiyle yılın Eylül ila Aralık ayları arasındaki dönemde tam süreli ve kesintisiz çalıştığına dair değerlendirmesi isabetli bulunmuş ise de;
1) Davacının hizmet cetveli incelendiğinde, 1991 ile 1998 yılları arasında ve 1999 ile 2002 yılları arasında bildirim dışı kalan dönemin oldukça uzun bir süre olduğu ve mevcut tanık beyanlarının, 1991 ile 1998 yılları arasında ve 1999 ile 2002 yılları arasında davacının işyerinde çalışmaya devam edip etmediğini aydınlatmak bakımından yetersiz kaldığı anlaşıldığından, Mahkemece, tespiti istenen dönemin tamamında çalışması bulunan, kanaat edinmeye yeter sayıda bordro tanığı dinlenerek ve tanıklara, özellikle bu dönemde davacının işyerinde çalışmaya devam edip etmediği, çalışmasına ara verdiği dönem bulunup bulunmadığı açıklattırılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi ,
2) Davacının 1992/3 dönemde 10 gün dava dışı işyerinden bildirilen hizmetinin dışlanmayarak, 1992/3 dönemde 120 gün çalıştığının tespitine karar verilmesi,
3) Her ne kadar bölge adliye mahkemesi kararının gerekçe bölümünde, imzalı ücret bordrolarında, imzaların davacıya aidiyetinin sabit olduğu dönemlerin kabul edilmediği belirtilmişse de, hüküm bölümünde hatalı olarak ücret bordrosunda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği bazı dönemler yönünden kabul kararı verilmesi (örneğin 2008 yılı 10.ayında bilirkişi raporunda imzanın davacı eli ürünü olduğu saptandığı ve davacı adına bu dönemde 22 gün hizmet bildirimi bulunduğu halde hükümde 8 gün eksik bildirim olduğuna dair tespit yapılması), usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.