Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/6754 E. 2009/5320 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6754
KARAR NO : 2009/5320
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 08.06.1999 tarihli inşaat yapım sözleşmesi uyarınca süresinde teslimin yapılmaması nedeniyle oluşan gecikme tazminatı ile munzam zarar alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle karar başlığında dava tarihinin 18.05.2006 yerine 08.05.2006 olarak yazılmasının maddi hataya dayalı olup mahkemesince düzeltilebileceğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin 30. maddesinde imalâtın süresinde bitirilmemesi halinde bağımsız bölüm başına 150 ABD Doları kira tazminatının kooperatif tarafından arsa sahiplerine ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bu haliyle maktu kira niteliğinde gecikme tazminatının kabul edildiği açık seçik ortadadır. Teslimi gereken tarihte iskan ruhsatı alınmadığından arsa sahibinin kira tazminatı istemi haklı kabul edilmelidir. Nevar ki kira tazminatı yanında ayrıca munzam zarar karşılığı alacağın da tahsili istenilmiş ve mahkemece de istem aynen kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen munzam zarar, geçmiş günler faizinden fazla zararının kanıtlanması durumunda istenilebilir. Davada maktu kira dışında yasanın tanımladığı biçimde munzam zararın varlığı kanıtlanamadığından davacının buna yönelik isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bilirkişilerin sözleşmede cezai şart kararlaştırılmış olduğu görüşüyle bağlı kalınarak cezai şartı artan kiranın munzam zarar kabulüyle hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, gelen olmadığından davalı yararına duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.