YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6577
KARAR NO : 2006/7763
KARAR TARİHİ : 29.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 7.12.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 1410, 2987, 3441 ve 3464 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydındaki «Sultan … Vakfı» şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazlar tapuda … , …, … l, … ve … adlarına paylı mülkiyet rejimine tabi olarak kayıtlıdır. Dava … , … ve … tarafından açılmıştır.
Kayıt maliklerinden Mihriye … ve Rıfat ölmüş olup, davacılar bir kısım ölü kayıt malikinin mirasçıları ise de; ölü kayıt maliklerinin davacılar dışında başkaca mirasçıları da bulunmaktadır. Daha açığı, ölü kayıt maliklerinin terekesi elbirliği mülkiyeti rejimine tabidir.
Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevarki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı Mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Diğer yandan kabule göre de; kayıt maliki olduğu halde davada taraf durumunu almayan kişilerinde davaları varmışçasına istemin malikin veya miras bırakanın payına hasren hüküm altına alınması yerine kayıtlardaki vakıf şerhinin bütünüyle kaldırılması da doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.