Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/721 E. 2007/1776 K. 26.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/721
KARAR NO : 2007/1776
KARAR TARİHİ : 26.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.5.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, 30926 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 6 nolu bağımsız bölümün satış bedelini kendisinin ödediğini, tapu işlemleri davalı adına yapılmış olsa da kendi adına alındığını bildirerek, davalı adına olan kaydın iptali ile kendi adına tescilini istemiş, davalı davanın reddini dilemiş, mahkemece hile hukuki nedenine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Hile; bir kimseyi belirli bir hususu yapmaya sevk etmek, o yönde irade açıklamasında bulunmasını sağlamak amacıyla o kimsede yanlış bir kanı uyandırmak veya var olan yanlış fikrinin devamını sağlamaktır. Borçlar Kanunun 28/I maddesi uyarınca diğer tarafın hilesi ile akit icrasına mecbur kalan taraf o akit ile ilzam olunamaz. Çünkü bu gibi durumlarda kişinin irade serbestisi bir başka kişinin isteği ile bozulmuştur.
Bu duruma göre, hilenin varlığından ve hile ile bir sözleşmenin sakatlanmasından söz edebilmek için, hilenin sözleşmenin tarafları arasında yapılmış olması gerekir. Bundan dolayıdır ki, aldatma kural olarak sözleşmenin karşı tarafından yapılır ve bu aldatma sayesinde hileye uğrayan tarafın gerçek iradesi bertaraf edilerek kötü bir amaca ulaşmak için sözleşme yaplması sağlanır. Hile, üçüncü kişi tarafından yapılmışsa, üçüncü kişinin amacı taraflardan birinin hilenin varlığını bilse idi yapmayacağı sözleşmenin yapılmasını sağlamak olduğundan önemli değildir.
Somut olayda; bağımsız bölüm satış sözleşmesi davalı ile dava dışı üçüncü kişi… arasında düzenlendiğinden bu hukuki işlemin tarafı olmayan davacı hile savına dayanamaz. Ancak dava konusu taşınmazın satış bedelini kendisinin ödediğini kanıtlarsa, davalıya karşı açacağı davada satış bedelinin istirdadını isteyebilir.
Bu nedenlerle, davanın reddi yerine davaya uygulanacak hukuk kuralının vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek açılan davanın kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.2.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.