Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1985 E. 2009/1569 K. 19.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1985
KARAR NO : 2009/1569
KARAR TARİHİ : 19.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 03.03.1998 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin 34.2.7 maddesi uyarınca hesaplanan 69.281,54 YTL tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının edimini yerine getirememesi nedeniyle davacı tarafından haklı sebeplerle sözleşmenin feshi ve bu nedenle sözleşmenin 34.2.7. maddesindeki alacağa hak kazanılmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde değil ise de davalı savunmalarında davacıdan alacaklı bulunduğunu belirtmiş olmakla mahsup itirazı niteliğindeki bu savunmanın değerlendirilmesi, iş sahibinin sözleşmeden kaynaklanan başkaca alacakları varsa bunlarda gözetilerek fesih kesin hesabının çıkartılması gerekir. Nitekim davacı tarafından çıkartılan kesin hesap da iş sahibinin malzeme açığı, gecikme cezası, eksik ve kusurlu işler nedeniyle alacak hesabı yaptığı, ancak, bu hesabın davalı tarafından kabul görmediği anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre fesih halinde gecikme cezası alınacağı hükme bağlanmadığından davacının gecikme cezası adı altında bir talepte bulunamayacağı, eksik ve kusurlu işler bedelini de talep edemeyeceği ortadadır. Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi Sözleşmenin eki olup yükleniciye ait kesin teminat mektubunun cezai şart olarak irad kaydı gerekmekle yüklenici alacağından tenzili de mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan bilirkişilerce davalının imalât bedelinden alacağı olduğuna dair hesaplama iş sahibinin çıkardığı kesin hesaba dayalı olup bu miktar dışında alacak iddiası incelenmemiştir. Bu nedenle mahkemece belirtilen hususlar gözetilerek bilirkişiler eliyle işin kesin hesabının çıkartılması yüklenici davalının imalât bedelinden dolayı varsa alacağı miktarın saptanması, davacı idarenin kesin hesaptan kaynaklanan diğer alacakları da gözetilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik incelemeyle ve mahsup itirazı dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.