Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/12129 E. 2008/13158 K. 06.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12129
KARAR NO : 2008/13158
KARAR TARİHİ : 06.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.06.2003 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine, idari yargının görevli olduğuna dair verilen 29.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/881 esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada aldıkları yetki belgesine istinaden bu davayı açtıklarını belirterek, çekişmeli 358 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kaydında yer alan “Şehzade Sultan … Han Vakfı” şerhinin silinmesini istemiştir.
Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında yazılı bulunan vakıf şerhinin sicilden silinmesi isteğine ilişkindir.
Hemen belirtmelidir ki, ilgilinin 2762 sayılı … Yasasının kendisine hakları tanıdığından söz ederek şerhin idari yoldan kaldırılması için yapacağı başvurunun reddedilmesi durumunda söz konusu idari karara karşı idari yargıda dava açılabileceği kuşkusuzdur.
Ne var ki; sicildeki şerhin silinmesi için doğrudan adli yargı yerinde dava açılmasını önleyen yasal bir düzenleme yoktur. Aksine, isteğin sicile yönelik bulunmasından dolayı genel mahkemelerden bir hükmün alınmasında zaruret vardır. Nitekim, Türk Medeni Kanununun 1027.maddesinden çıkan anlam da değinilen ilkeyi doğrulamaktadır.
Anılan madde de sözü edilen hüküm ise adli yargı yerinde verilecek olan hükümdür. Hal böyle olunca işin esası incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde görevsizliğe hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 06.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.