YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9770
KARAR NO : 2008/13169
KARAR TARİHİ : 07.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yüklenicinin temliki iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
1-Davacı ile davalı yüklenici arasında yazılı temlik sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı dava dışı … …’nin kendisine yaptığı tarihsiz temlik işlemine dayanmıştır. Borçlar Kanununda sözleşmelerin yapılışı belli bir şekle tabi tutulmamıştır. Borçlar Kanununun 11/1 maddesi hükmüne göre aktin sıhhati kanunda sarahat olmadıkça hiçbir şekle tabi değildir. Ancak kanun taraflardan birinin veya her ikisinin bazan da üçüncü kişilerin veya kamunun menfaatini korumayı, hukuki güvenliği sağlamayı amaçlamışsa şekil zorunluluğu getirebilir. Borçlar Kanunun 11/2 maddesi uyarınca da “kanunun emrettiği şeklin şumul ve tesiri derecesi hakkında başkaca bir hüküm tayin olunmamış ise akid bu şekle riayet olunmadıkça sahih olmaz”.Bu hükme göre aksine açıklık bulunmadıkça uyulması gereken şekil bir sıhhat (geçerlilik) şartıdır. Kanunun belli bir şekle uyulmasına ilişkin kuralları emredici nitelikte olduğundan sözleşmenin şekil noksanlığı sebebiyle geçerli olup olmadığını hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekir.
Yukarıda sözü edildiği üzere, davada … …’nin temlik işleminin varlığına dayanılmıştır.
Bir tanımlama yapmak gerekirse; alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir.
Borçlar Kanunun 163. maddesi hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı şekilde kurulabilir.Alacağın temlikinin yazılı geçerlilik şekline tabi tutulmasının amacı, sözleşmelerin yazılı geçerlilik şekline tabi tutulmasındaki amaçlarla aynıdır.Yasa koyucu geçerlilik şekline özellikle temlik eden alacaklıyı düşünmeye ve dikkatli olmaya gelişigüzel karar vermesini önleme amacıyla yer vermiştir.
Temyiz konusu olayda, dava dışı … …’nin davacıya yaptığı yazılı temlik sözleşmesi bulunmakta ise de yüklenicinin bu kişiye yaptığı temlik sözleşmesine dosyada rastlanmamıştır. Yüklenicinin yapmadığı bir temlike ne üçüncü kişi … …, ne de davacı dayanamayacağından davacıdan yüklenici …’in yaptığı bir temlik olup olmadığı sorulmalı, bir temlik işleminin varlığı bildirilirse sözleşme istenmeli, davanın esası temlik işlemi kanıtlandıktan sonra çözüme kavuşturulmalıdır.
Mahkemece bütün bu yönler bir yana bırakılarak temlik işlemi kanıtlanmış gibi çekişmenin esasının incelenmiş olması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.