YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11190
KARAR NO : 2022/12580
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : a) Mahkûmiyet; Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04/03/2019 tarih, 2014/86 esas ve 2019/138 sayılı kararı
b) Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 25/03/2021 tarih, 2019/985 esas ve 2021/593 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanığın dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere göre yapılan incelemede:
1-CMK’nın 150/3. maddesi gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, ilk derece mahkemesince karar verilen tarih olan 04/03/2019 tarihinde 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2-İlk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde, ilk derece mahkemesinin yargı çevresi dışında Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve sorgusu sırasında duruşmalardan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı 04/03/2019 tarihli son oturumda, hazır bulundurulmadan ve TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin ek savunma hakkı verilmeden yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre;
Sanık hakkında 06/12/2013 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25/02/2014 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; ayrıca sanık hakkında 13/02/2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12/03/2014 tarihli iddianame ile açılan davanın temyiz konusu bu dava ile birleştirildiği; dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 20/11/2013, 28/11/2013, 05/12/2013, 19/04/2014 tarihlerinde işlediği başka uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından dolayı Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03/11/2014 tarihli iddianame ile açılan Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/352 esas ve 2014/444 karar sayılı dosyasının temyiz incelemesi sonucu bozulduğu ve bozma sonrası mahkemenin 2021/233 esasına kaydedildiği anlaşıldığından; sanık hakkındaki davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka aykırı bulunduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik CMK’nın 304/1. maddesi gereğince dosyanın Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 30.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.