Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2764 E. 2009/4498 K. 22.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2764
KARAR NO : 2009/4498
KARAR TARİHİ : 22.07.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Davalılar : …,…,…,…,…

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı … ile davalı-k.davacı … İnş.Taah.Tic.İth.ve İhr.Ltd.Şti. vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat … ile davalı-k.davacı … İnş.Taah.Tic.İth.ve İhr.Ltd.Şti. vekili avukat … ile davalı … Müh.İnş. ve Tic.Ltd.Şti. vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık Milas 100 Yataklı Devlet Hastanesi’nin yapımı işinden kaynaklanmaktadır. Davacı ve birleşen dosyada davalı … iş sahibi, davalı ve

GK
./..

s.2

15.H.D.
2008/2764
2009/4498

birleşen dosyalarda davacı … İnşaat Limited Şirketi yüklenici, davalı … Müh.Ltd.Şti. müşavir firma (mühendis), asıl davada davalı olan 30 gerçek kişi … ile Muğla Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü kontrol teşkilatı görevlileridir. … tarafından 09.12.1993 tarihinde yapılan ihale sonrasında … 1. Sağlık Projesi Koordinatörlüğü Proje Koordinasyon Ünitesi (PCU) ile yüklenici … İnş.Taah.Tic.İth.İhr.Ltd.Şti. arasında Ankara 13. Noterliği’nde 06.01.1994 tarihinde Milas 100 Yataklı Devlet Hastanesi’nin yapımına ilişkin imzalanan sözleşme (FIDIC) uyuşmazlık konusu değildir. Yüklenici şirket … İnş.Ltd.Şti. verdiği teklif birim fiyatlarla işin keşif bedeli olan 61.705,53 TL üzerinden %16 oranında indirim yapmayı kabul ederek 51.833,48 TL ihale bedelli sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşmeye göre işin bitim tarihi 31.07.1996’dır. İşin yapımı sırasında yükleniciye ek süreler verilmiş, verilen ek sürelerle işin yapımı yüklenici şirket tarafından sürdürülmüş, 08.09.1998 tarihinde işin geçici kabulü yapılmış, geçici kabulden sonra peyzaj ve çevre düzenlemesi gibi ilave işler de yükleniciye ikmâl ettirilerek, yüklenici şirkete 07.10.1998 tarihine kadar ilave süre verilmiş ve işin kesin kabulü 03.07.2000 tarihinde yapılmıştır.
Davacı iş sahibi …’nın yüklenici aleyhine açtığı Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/743 Esas ve Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/225 Esas sayılı dava dosyaları ile … Müh.Ltd.Şti. aleyhine açtığı Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/911 Esas sayılı dava dosyası ve yine davalı yüklenicinin davacı iş sahibi … aleyhine açtığı Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/962 Esas sayılı dava dosyası mahkemece bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Davacı … asıl dava ve birleşen 2003/743, 2005/911 ve 2004/225 Esas sayılı dava dosyalarında, yüklenici … Ltd.Şti. … Ltd.Şti., … Turz.Tic.A.Ş. ve 30 gerçek kişiden, yüklenici şirkete fazla yapılan ödemelerin tahsiline karar verilmesini, davalı yüklenici şirket de birleşen Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/225 Esas sayılı dava dosyasında açtığı karşı davada ve aynı mahkemenin birleşen 2003/962 Esas sayılı dava dosyasında bakiye hakediş alacakları, eksik hesaplanan fiyat farkı katsayısından doğan alacak ile muhtelif tarihli hakedişlerin geç ödenmesinden kaynaklanan faiz alacaklarının tahsiline ve idareye verilen teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini istemiş, 18.02.2005 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de ıslah talebinde bulunmuştur.
Mahkemece asıl davada davalılar … Turz.A.Ş. ile 30 gerçek kişi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davanın … Müh.Ltd.Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen 2003/743 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2005/911 Esas sayılı davanın reddine, birleşen 2004/225 Esas sayılı davada …’nın açtığı davanın reddine, yüklenici şirketin açtığı karşı davanın kabulüne, birleşen 2003/962 Esas sayılı davada ise yüklenicinin 18.02.2005 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne ve teminat mektuplarının yüklenici şirkete iadesine karar verilmiş, karar yüklenici … Limited Şirketi ile iş sahibi … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yüklenici şirketin tüm, iş sahibi Bakanlığın sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İş sahibi … ve yüklenici şirket tarafından asıl ve birleşen davalar açıldıktan sonra yargılama devam ederken, idare ve yüklenici şirket arasında 4353 Sayılı Kanunun 30. maddesinde öngörülen prosedüre tabi olarak yanlar arasındaki ihtilâfın sulhen halline ilişkin 27.05.2004 tarihli “İhtilâfın sulh yoluyla halline ilişkin müzakere ve ön anlaşma tutanağı” tanzim edilmiş, daha sonra 02.06.2004 tarihli “Sulhname (Ek Sözleşme) Taslağı”

GK
./..

s.3

15.H.D.
2008/2764
2009/4498

hazırlanmış ve yüklenici şirket tarafından da 18.02.2005 tarihinde bu sulhnameye dayanılarak ıslah talebinde bulunulmuştur. Nevar ki, Maliye Bakanlığı’nın 4353 Sayılı Kanunun 30. maddesi hükmü uyarınca Danıştay’dan sulhname için “uygun mütalaa” verilmesi talebi Danıştay 1. Daire’sinin 20.09.2004 tarih ve 2004/178 Esas-2004/182 Karar sayılı ilâmı ile “taraflar arasındaki uyuşmazlığın hazırlanan sulhname taslağı hükümleri çerçevesinde sulhen çözümlenmesinde idare yararı bulunmadığı” sonucuna varılarak reddedilmiş, Danıştay’ın red kararının yeniden değerlendirilmesi için Maliye Bakanlığı’nca yapılan başvuru üzerine Danıştay İdari işler Kurulu 29.12.2004 tarih ve 2004/22 Esas-2004/27 Karar sayılı kararı ile “Daire kararının aynen kabulüne” karar vermiştir. Öte yandan; 02.06.2004 tarihli sulhnamenin “sonuç ve tarafların yükümlülükleri” başlıklı son bölümünün c fıkrasında “Taraflar sulh görüşmelerindeki beyan, teklif ve kabullerin ihtilâfın sulh yoluyla çözümüne yönelik sarf edilen çaba kapsamında anlam ifade edeceğini ve sulhen çözümün herhangi bir nedenle gerçekleşmemesi halinde, müzakere sırasında yapılan beyanların bağlayıcı olmayacağını karşılıklı olarak kabul etmişlerdir” hükmüne yer verilmiştir.
Hal böyle olunca. 18.02.2005 tarihinde yüklenici tarafından sulhnameye dayanılarak ıslah talebinde bulunulmuşsa da, Danıştay’ın verdiği kararlar nedeniyle bağlayıcı bir niteliği bulunmadığından, sulhnamenin sonuç ve tarafların yükümlülükleri başlıklı kısmında yer alan az yukarıda yazılı c fıkrasındaki hüküm de gözetilerek yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde sulhnamenin dikkate alınması mümkün görülmemiştir.
Yüklenici şirket birleşen Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/225 Esas sayılı davasında … aleyhine 16.06.2003 tarihinde açtığı karşı davada, iş sahibi …’ndan son hakedişten (23 nolu hakediş) 667.327,94 TL, 19 nolu hakedişten 3.689,03 TL, muhtelif tarihli hakedişlerin geç ödenmesinden doğan faiz alacağı 178.496,64 TL ve fiyat farkı katsayılarından kaynaklanan 119.641,24 TL olmak üzere toplam 969.149,91 TL alacağı olduğunu belirtmiş ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, yüklenici daha sonra açtığı birleşen 2003/962 Esas sayılı dava dosyasında aynı alacak kalemleri yönünden isteklerini bir miktar artırmış, ayrıca bu kalemler hakkında 18.02.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile de alacak taleplerini arttırmıştır.
Uygulamada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlâl ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yüklenici şirket birleşen 2004/225 Esas sayılı dava dosyasında verdiği karşı dava dilekçesinde, gösterdiği 4 kalem yönünden alacak talebinin 969.149,91 TL olduğunu belirtip fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 100.000,00 TL istediğini açıkladığına göre, yüklenicinin saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hakkın 869.149,91 TL’ye ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle 19 ve 23 nolu hakedişler yönünden karşı davada fiyat farkları dahil olarak talep edilen 790.653,26 TL’nin aşılması sureti ile hüküm kurulması mümkün değildir. Zira yüklenici şirket birleşen 2004/225 Esas sayılı davada açtığı karşı davada alacak kalemleri yönünden talep ettiği miktarları göstermiş ve sınırlandırmıştır. Mahkemece bu hususun dikkate alınmamış olması doğru değildir.
3-Birleşen 2004/225 Esas sayılı dava dosyasında yüklenici tarafından açılan karşı davada ve birleşen 2003/962 Esas sayılı davada, yüklenici şirket muhtelif tarihlerdeki hakedişlerin geç ödendiği iddiasıyla faiz alacağı isteminde bulunmuştur.

GK
./..

s.4

15.H.D.
2008/2764
2009/4498

… ile yüklenici şirket arasında imzalanan sözleşmenin 60.8 maddesinde, hakedişlerin aylık olarak düzenlenip mühendise verildiği tarihten itibaren 56 gün içinde ödeneceği hükme bağlanmıştır. Bu şekilde belirlenen ödeme tarihleri kesin vadeyi içermediğinden BK’nın 101/II. maddesi uyarınca davacıyı temerrüde düşürücü nitelikte görülemez. O tarihte alacağın muaccel olduğu kabul edilse bile ayrıca temerrüt ihtarı çekilmesi gerekir. Oysa “geç ödenen” hakedişler yönünden, yüklenici tarafından iş sahibini temerrüde düşürecek nitelikte miktar belirtir ve ödeme içerir bir ihtarname gönderilmemiştir. Kaldı ki, gecikmeli olarak ödenen hakediş bedellerinin ödenmesi sırasında yüklenicinin faiz hakkını saklı tuttuğuna dair bir belge de sunulmamıştır. İhtirazî kayıt ileri sürülmeden ödemenin kabul edilmesi halinde yüklenici şirketin faiz talep hakkı BK’nın 113/II. maddesi uyarınca düşer. Bu nedenlerle birleşen 2004/225 Esas sayılı dosyada yüklenici tarafından açılan karşı davada ve birleşen 2003/962 Esas sayılı davada yüklenicinin faiz isteminin reddi yerine kabulü de doğru olmamıştır.
4-İş sahibi … tarafından açılan ve asıl dava ile birleşen 2003/743 Esas sayılı davada, 05.04.2002 tarihli … Teftiş Kurulu’nca düzenlenen tazmin raporunda yüklenici şirkete toplam 649.314,41 TL fazla ödeme yapıldığının belirlendiği belirtilerek, bu fazla ödemenin yükleniciden tahsili istenilmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında yükleniciye “%16 ihale tenzilatının kaldırılması” ve “hakedişlerdeki metraj hataları” sebebiyle fazla ödeme yapıldığı belirlendiği halde, bu fazla ödeme tutarları toplamı, yüklenicinin bakanlıktan olan alacaklarından mahsup edilmiştir. Oysa temyize konu davada idare ve yüklenici tarafından ayrı ayrı davalar açılıp birleştirildiğinden, mahkemece her bir dava için ayrı ayrı hüküm tesisi yerine tek bir dava varmışçasına mahsup yapılarak sonuca gidilmesi usule aykırı olup bozma nedenidir.
5-İş sahibi bakanlığın açtığı birleşen 2003/743 Esas sayılı davaya dayanak oluşturan 05.04.2002 tarihli tazmin raporunda, yükleniciye yapıldığı tesbit edilen 649.314,41 TL’lik fazla ödemeyi oluşturan kalemler içinde “hakediş ödemelerinde Pn katsayılarının hatalı hesaplanmasının” da yer aldığı görülmektedir. hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında “05.04.2002 tarihli müfettiş raporunda hatalı bir mantık ile hem baz hem de cari endekslerin birer ay ileri kaydırılarak hesaplandığı, diğer bir ifade ile itibar edilen tarihlere göre henüz yaşanmamış ayların endekslerinin alınarak Pn katsayılarının hesaplandığı, bu sebeple de tazmin raporunda hesaplanan Pn katsayıları ile ilgili fazla ödemelerin yerinde olmadığı” görüşüne yer verilmiştir.
Yüklenici ile idare arasındaki 06.01.1994 tarihli sözleşmenin eki olan “sözleşme şartnamesi Kısım II. Özel Şartlar Maliyet ve Yasadaki Değişiklikler” başlığı altındaki “Fiyat Farkı Ayarlaması” başlıklı 70.3 maddesinde “Ara hakedişlerde ortaya çıkacak maliyet artışları ve diğer kanuni artış maddeleri aşağıda verilen formulasyon dahilinde ayarlanacaktır” hükmüne yer verilmiş ve Pn olarak gösterilen “Fiyat Ayarlama Faktörü”nün genel formu yazılmıştır. Yine “Baz ve Cari İndeksler” başlıklı 70.5 maddesinde “Baz olarak kabul edilen indeksler ve fiyatlar teklifin kabul edildiği ihale gününden 28 gün önceki indeks ve fiyatları olarak düşünülmelidir. Cari olarak fiyat farkı ayarlamalarına alınacak olan indeks ve fiyatlar ise, ara hakedişin yüklenici tarafından mühendise sunulduğu tarih olarak kabul edilmektedir” hükmü yer almıştır. Görüldüğü gibi sözleşmenin 70.5 maddesinde kesin biçimde “baz endekslerin” teklifin kabul

GK
./..

s.5

15.H.D.
2008/2764
2009/4498

edildiği ihale gününden 28 gün önce geçerli olan endeks olacağı belirtilmiştir. … tarafından hastane inşasına ilişkin ihale 09.12.1993 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda sözleşmenin 70.5 maddesi hükmü uyarınca baz endeksin Kasım 1993 ayı endeksi olacağı açıktır. Daire’mizin yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır (15.HD. 30.10.1997 tarih ve 1997/2822 Esas, 1997/4557 Karar).
O halde bilirkişilerin, Pn katsayı hesaplamalarında kullanılan baz endeksin Ekim 1993 ayı endeksi olması gerektiği, bu nedenle de yükleniciye fazla ödeme yapılmadığı, bilakis 19 ve 23 nolu hakedişlerde endeksin Kasım 1993 ayına ait endeks olarak alınıp Pn katsayısının hesaplanması nedeniyle yükleniciye “Pn katsayı uygulanmasındaki hata sebebiyle” eksik ödeme yapıldığı yönündeki görüşlerinde isabet bulunmamaktadır. Mahkemece tüm bu hususların gözden kaçırılması da doğru olmamıştır.
6-Yüklenici şirket vekili 18.02.2005 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde 20, 21, ve 22 numaralı hakedişlerden olan alacağını da dava konusu yapmıştır. Usul ekonomisi açısından ıslah dilekçesi ile sözkonusu hakedişler yönünden istenilen miktarın yeni bir dava olarak yorumlanması gerekir. Bu durumda, sadece bu hakedişler yönünden yüklenicinin alacağının hesaplanması gerekirken yüklenicinin istek miktarlarının sınırlandırdığı 19 ve 23 nolu hakedişler de dahil edilmek suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
7-Davalı ve karşı davacı yüklenici Sağlık Bakanlığına hitaben yazdığı 21.01.2003 tarihli dilekçesi ile miktar bildirmek sureti ile ödeme isteminde bulunduğuna ve bu dilekçe aynı tarihte … kalemine kaydedildiğine göre, iş sahibi bakanlık bu tarihte temerrüde düşmüştür. Ne var ki; 18.02.2005 tarihli ıslah dilekçesinde yüklenici şirket vekili tarafından 01.04.2004 tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulması dikkate alınarak, işlemiş faizin 01.04.2004 tarihinden 18.02.2005 tarihine kadar hesaplattırılıp karar altına alınması gerekir. Mahkemece faizin işin kesin kabulünün yapıldığı 03.07.2000 tarihinden 23.05.2003 birleşen dava tarihine kadar hesaplanıp hüküm altına alınması da hatalı olmuştur.
Kabule göre de; hesaplanmış olan işlemiş faiz miktarı asıl alacak miktarına eklenmek sureti ile bulunan miktarın tamamına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de BK’nın 104/son maddesinde yeralan faize faiz yürütülemeyeceğine ilişkin hükme aykırı olduğundan bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmak sureti ile oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılıp hüküm kurulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle yüklenici şirketin tüm, iş sahibi Bakanlığın sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4, 5, 6, ve 7. bentler uyarınca kararın iş sahibi Bakanlık yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin yüklenici … İnş.Ltd.Şti.’nden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan iş sahibi Bakanlığa,

GK
./..

s.6

15.H.D.
2008/2764
2009/4498

625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin de iş sahibi Bakanlıktan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan … Ltd.Şti.’ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-k.davacı … İnş.Ltd.Şti.’nden alınmasına, 22.07.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

Davalı-k.davacı … Ltd.Şti.
————————————-
15,60 TL İlam H.
14,00 TL Peşin H.
—————
1,60 TL Bakiye H.

KARŞI OY YAZISI

Davacı ve karşı davalı yüklenici … İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti. Sağlık projesi kapsamında, Dünya Bankası usul ve esasları ile buna dayanan (FIDIC) sözleşmesi ile 100 yataklı Milas Devlet Hastanesi İnşaatının yapımını 06.01.1994 tarihli sözleşme ile üstlenmiş 01.03.1994 tarihinde yükleniciye işyeri teslimi yapılmıştır. Sözleşmesine göre işin süresi 870 gün iken verilen 1677 günlük süre uzatımları ile işin bitim tarihi 07.10.1998 olarak belirlenmiş, işin geçici kabulü 08.09.1998 tarihinde, kesin kabulü ise 03.07.2000 tarihinde yapılmıştır.
Kesin kabul işlemi yapılmış olmakla birlikte kesin hakediş ile ilgili işlemler idare nezdinde sonuçlandırılmadığından iş yargıya intikâl etmiş ilk olarak Sayıştay ilâmına bağlanmış zimmet tutarı hariç yükleniciye yapılan fazla ödemenin tahsili için … tarafından 23.05.2003 tarihinde dava açılmış, daha sonra 26.06.2003 tarihinde karşı dava, 26.12.2003 tarihinde ise ayrı bir dava şeklinde yüklenici tarafından açılan davalar asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Açılan davalarla ilgili olarak yargılama devam ederken taraflar arasındaki (FIDIC) sözleşmesinin uzlaşmaya yönelik hükümleri ve 4353 Sayılı Kanun’un 30. maddesi çerçevesinde ihtilâfların sulhen halli için 31.12.2003 tarihli Bakanlık onayı ile komisyon oluşturulmuş, bu komisyon tarafından ihtilâfın sulh yoluyla halline ilişkin müzakere ve ön anlaşma tutanağı (27.05.2004 tarihli) düzenlenmiştir. Bu tutanakta 02.12.1998 tarihi itibariyle yüklenicinin onaylı hakediş bakiye alacakları toplamının 859.424.732.818 TL olduğu, fiyat farkı eksik ödemelerinden 111.661.251.711 TL gecikmeli ödemeler farkından 67.276.417.830 TL alacaklı bulunduğu, buna mukabil kabul edilen müteahhit alacaklarından 02.07.2002 tarihli Sayıştay ilâmında belirtilen ve nihai olarak tazmin kararı verilmiş bulunan 178.168.401.000 TL ile tazmin raporunda fazla ödeme olarak belirlenen ve tazmini istenilen 649.314.415.130 TL’nin mahsubu ile alacakların hakkın doğumu tarihinden itibaren mezkur sözleşmede (FIDIC)

GK
./..

s.7

15.H.D.
2008/2764
2009/4498

belirlendiği üzere (Pn) katsayısı uygulanmak suretiyle güncellenmesi ve bu güncelleme üzerinden mahsup yapılması ve nihai olarak bu şekilde güncellenmiş miktar üzerinden ödeme yapılması, teminat mektuplarının da iadesi kabul edilmiş, sulhnamenin kapsamı bu şekilde belirlenmiştir.
Düzenlenen sulhnamede Bakanlık ve yüklenici tarafından açılmış olan tüm dava ve icra takiplerinden karşılıklı olarak feragat edileceği belirtilmiş, mutabakat ve nihai hesap sonucu yüklenici firmanın alacaklı olduğu toplam tutar 7.085.206.543.945 TL + KDV, yüklenicinin alacağından mahsubu yapılacak tutar ise 1.035.482.815.266 TL + KDV hesaplanarak yükleniciye … tarafından ödenecek güncelleştirilmiş net tutarın 6.049.723.728.679 TL+ KDV olduğu, yüklenicinin teminat mektuplarının da iade edileceği kabul edilmiştir.
Sözü edilen sulhname … Hukuk Müşavirliği’nin uygun görüşü ile Maliye Bakanlığı’na sunulmuş, Maliye Bakanlığı da bizzat bakan imzası ile ve sulh anlaşmasının uygunluğunu benimseyerek Danıştay Kanunu’nun 46 ncı maddesinde öngörülen hükme dayanarak 4353 Sayılı Yasa’nın değişik 31 nci maddesine göre sulh anlaşmasını Danıştay 1. Daire Başkanlığı’na göndermiş, ilgili daire 02.09.2004 günlü kararı ile tarafların karşılıklı hak taleplerinin yargıya intikâl etmiş olması nedeniyle uygun mutalaa vermemiş, itiraz üzerine Danıştay İdari İşler Kurulu da onay vermediğinden sulhname yürürlüğe girmemiştir.
Düzenlenen sulhname taslağının (c) bendinde; tarafların sulh görüşmelerindeki beyan, teklif ve kabullerinin, ihtilâfın sulh yolu ile çözümüne yönelik sarfedilen çaba kapsamında anlam ifade edeceği ve sulhen çözümün herhangi bir nedenle gerçekleşmemesi halinde, müzakere sırasında yapılan beyanların daha sonrası için bağlayıcı olmayacağı belirtildiğinden derdest davanın sulhname esas alınarak sonuçlandırılması ve yüklenicinin sulhnamede belirlenen 6.049.723.728.679 TL + KDV alacağı olduğunun benimsenmesi mümkün değildir. Kaldı ki, sulhname eldeki dava dosyası ile birlikte taraflar arasında görülen derdest tüm dava dosyalarından feragat edilmesi koşulu ile düzenlenmiştir.
Nevar ki; ihale iş ve işlemleri 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’na tâbi olmadan (FIDIC) kurallarına göre gerçekleştiğinden ve işe ait sözleşmenin, Kısım II. Özel Sözleşme Şartları bölümü aylık hakedişler başlıklı 60.1. maddesi (d) bendi ile “Md. 70’de açıklanan şekilde hesaplanmış fiyat ayarlamaları neticesi ortaya çıkan artış hakedişlere eklenecektir.” hükmünün getirilmesi ve sözleşmenin 70 nci maddesinde yüklenici alacaklarının (hakedişlerin) güncelleştirilmesine ilişkin hesap yönteminin ortaya konulmuş ve formüle bağlanmış olması karşısında sözleşme hükümleri uygulanarak ve güncelleştirme suretiyle ödenmeyen tüm hakediş bedelleri ve yüklenicinin ıslah talebi gözetilerek yüklenici alacağının belirlenmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun yüklenicinin açtığı karşı davada talebini sınırlandırdığı, davalı idarenin de kabulünün aksine güncelleştirme yapılamayacağı yolundaki görüşüne katılmıyorum.