YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1645
KARAR NO : 2009/3628
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında adî yazılı şekilde yapılan 14.09.2007 tarihli sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, maddî zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 2.050,00 TL’nin ve delil tespiti masrafı 265,70 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki 14.09.2007 tarihli sözleşme niteliğince ve Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi gereğince bir eser sözleşmesidir. Sözleşmenin taraflarından davacı iş sahibi; davalı ise, yüklenicidir. Sözleşme ile davacıya ait, … Mahallesi … Camii Sokak No:47 adresinde bulunan apartmanın son katındaki dairenin çatı izolasyonu, boya ve tadilat işlerinin yapımını davalı yüklenmiştir. Davacı iş sahibi ise Eylül 2007 tarihinden itibaren aylık 500 TL kira bedeli olmak üzere 4 aylık kira bedeli olan 2.000,00 TL ile 1.000,00 TL depozito bedelini iş bedeli olarak yükleniciden tahsil etmemeyi kabul etmiştir.
Davacının delil tespiti istemi sonucu, Fatih 1. Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan 15.10.2007 tarihli 2007/215 D.iş sayılı bilirkişi raporunda, toplam 2.050,00 TL eksik iş bedeli belirlenmiş ve mahkemece, bu bilirkişi raporu hükme dayanak alınarak 2.050,00 TL eksik iş bedeline hükmedilmiş ve verilen karar davacı tarafından temyiz edilmemiştir. O halde, davada davacının eksik iş bedelinin tahsilini istemiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Oysa, tanık açıklamaları ve tarafların bildirimleri birlikte değerlendirildiğinde; yanlar
arasındaki sözleşmenin davacı tarafından eylemli olarak geriye etkili şekilde fesih olunduğu sonucuna varılmaktadır. Yanlar arasındaki sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığından, sözleşmenin geriye etkili sonuç doğurur şekilde fesih olunması sonucu davacı iş sahibi, olumlu zarar kapsamında eksik ve kusurlu işler bedelini isteyemez. Çünkü, olumlu zarar ancak sözleşmenin yürürlükte tutulması halinde ve akdin ifası amacıyla istenebilir. Davacı iş sahibi, yasal koşulları oluşmuş ise Borçlar Kanunu’nun 108. maddesi gereğince menfi zararını talep edebilir.
Diğer yandan 12.03.1976 tarih-1976/1 Esas ve 1976/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, davanın açılmasından önce HUMK’nın 368-374. maddeleri uyarınca yapılan delillerin tespitine ilişkin giderlerin aynı Kanunun 413-426. maddelerinde yer alan yargılama giderlerinden sayılması ve bu tür giderlerin dava konusuna ilave edilmemesi gerektiği gözetilmeden mahkemece, 265,76 TL delil tespiti giderlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle davanın reddi yerine; mahkemece yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.