Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8142 E. 2006/9905 K. 28.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8142
KARAR NO : 2006/9905
KARAR TARİHİ : 28.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 29.12.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 53 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazı yararına geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, 52 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davacı taşınmazı yararına geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü, 52 parsel sayılı taşınmaz maliki ve davacı temyiz etmiştir.
1-Geçit hakkı davalarında davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ilkesi karşısında davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 ( önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir.Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Görülüyor ki, geçit isteminde bulunan taşınmaz malikinin ya yola hiç bağlantısının bulunmaması ya da yeterli yolunun olmaması gereklidir.

Somut olaya gelince, davacıya ait taşınmazın komşu taşınmazları da gösterir kadastro haritası incelendiğinde doğu sınırında genel yol bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz başında yapılan keşifte mahkeme gözlemine ve dinlenen fen elemanı bilirkişi raporuna göre davacının taşınmazı üzerine sera üretim tesisi kurmak amacıyla yolda tefsiye çalışmaları yaptığı ve yol ile kendi taşınmazı arasında kot farkı oluşturduğu belirlenmiştir. Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Hal böyle olunca da kendi kusurlu davranışıyla genel yola bağlantısını kesen davacının komşusuna külfet yüklemesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı açıktır. Mahkemece, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 28.9.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.