YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7186
KARAR NO : 2009/712
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup 2001/2862 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın ıslahla artırılan miktar da dikkate alınarak kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Daire’mizin 18.04.2005 gün 2004/5812 Esas, 2005/2353 Karar sayılı bozma ilâmında, 88/13181 sayılı Kararname sözleşme eki olmakla 2862 sayılı Kararnamenin taraflar arasında uygulanması gerektiği, ancak sözleşmeye göre 13181 sayılı Kararname, tüm imalât kalemlerine değil bazı malzemelerine uygulanacağı ve hükme esas alınan rapor bu açıklığı taşımadığından ek rapor alınması gerektiğinden bahisle mahkemenin ilk kararının bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi ek raporunda 2862 sayılı Kararnameye göre yapılan hesaplamanın yeterli açıklığı taşımadığı, davacının 13181 sayılı Kararnameye göre alacak talebi bulunmadığı raporun denetim ve hüküm tesisine yeterli olmadığı, sözleşmede 13181 sayılı Kararnamenin uygulanacağı belirtilen malzemeler bakımından davacının 2862 sayılı Kararnameye göre ne miktar alacağı olduğunun alınacak ek raporla belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gereğine işaret edilmiştir. Bozmadan sonra alınan 05.07.2006 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda kararnamenin bozmada anlaşıldığı şekilde yorumlanarak hesap yapılması halinde davacının asıl dava yönünden 2.918,69 TL, birleşen dava yönünden 2.625,06 TL fiyat farkı isteyebileceği, yapılan fiyat farkı ödemesi 2.419,02 TL düşülünce alacak miktarının bulunacağı belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmakla, 04.02.1959 gün ve 13/5 ve 09.05.1960 gün 21/9 Sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak teşkil ettiğinden, bozma uyarınca hesaplama yapan 05.07.2006 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu uyarınca davanın sonuçlandırılması gerekirken, usuli kazanılmış hak ilkesi gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan 04.02.1948 gün 10/3 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.03.2006 gün 2006/9-21 Esas 2006/72 Karar sayılı ilâmları uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması caiz olmadığı halde asıl davada bozmadan sonra ıslahla artırılan miktara hükmedilmesi ve davadan önce temerrüt ihtarı bulunmamasına rağmen faizin asıl alacak için dava, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden yürütülmesi gerekirken tüm alacak için dava tarihinden faiz uygulanması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2-Sözleşmenin 9. maddesinde ödenmeyen hakedişlere aylık %9 akdî faiz uygulanacağı kabul edilmiş olduğundan asıl davada kabul edilen miktara aylık %9 faiz uygulanması yerine bu husus gözden kaçırılarak yıllık %9 faiz uygulanması sonucunu doğuracak biçimde faiz yürütülmesi de isabetsiz bulunmuştur.
Belirtilen sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (1.) bent uyarınca davalı, (2.) bent gereğince de davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.