Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/9362 E. 2007/11113 K. 28.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9362
KARAR NO : 2007/11113
KARAR TARİHİ : 28.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.10.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemine ilişkindir.
Davacı, lehine intifa hakkı bulunan … köyü 282 (eski 216) parsel sayılı taşınmaz üzerine ev ve bahçe yapan davalının elatmasının önlenmesini, haksız işgal nedeniyle 4.900.000.000 TL ecrimisil bedelinin tahsilini ve yapıların kal’ini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 795.maddesi uyarınca intifa hakları tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Aynı Yasanın 803.maddesi uyarınca da intifa hakkı sahibi hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma hakkına sahip olup, bu haklarını akidine karşı ileri sürebileceği gibi üçüncü kişilere karşı da ileri sürebilir.
Dava dışı Hazinenin maliki olduğu 282 (eski 216) parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı yararına tesis edilmiş olan intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmiş ve davacı sınırlı ayni hak kazanmış bulunduğundan bu hakkını Türk
Medeni Kanununun 803.maddesi uyarınca üçüncü kişi durumunda olan davalıya karşı ileri sürebilir. Davacı bu hakka dayanarak elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep etmiş, davalı dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılardan sadece birinin kendisine ait olduğunu, diğer yapıların …. ve … ’a ait olduğunu savunmuştur. Yargılama sırasında …. tarafından dosyaya sunulan 10.11.2004 tarihli müdahale dilekçesi ve dilekçe eki tespit krokiden de yapıların tamamının davalıya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalının savunması ve savunmayı doğrulayan deliller gözetilerek davalının kullandığı yer ve yapılar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen (2) sayılı bentteki nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davacının temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 28.9.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.