YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1417
KARAR NO : 2009/1081
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynakmakta olup, davada sözleşmede kararlaştırılan yapım süresinin yüklenicinin kusurundan kaynaklanmayan sebeblerle uzaması nedeniyle uğranılan zararların tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, Borçlar Kanunu’nun 101.maddesi uyarınca davalı idarenin davadan önce usulen temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile faize davanın açıldığı 09.01.2003 tarihinden itibaren hükmedilmiştir. BK’nın 101. maddesinin 1.fıkrasında muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı belirtilmiş, 2.fıkrasında ise temerrüt için saptanması ihtara gerek bulunmayan haller sayılmıştır. 2.fıkra hükmüne göre borcun ifa edileceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak veya taraflardan birine vadeyi bir ihbarla belirleme hakkı tanınması ve ifa tarihinin bu hakka istinaden hallerinde temerrüt için ihtar aranmaz, bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Mahkemece hüküm altına alınan tazminatın ödenmesine, davalı idarece 14.08.2000 tarihinde olur verilmiş olduğundan BK’nın 101/2 maddesine göre somut olayda temerrüt 14.08.2000 tarihinde gerçekleşmiştir. Mahkemece bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken faizin dava tarihinden başlatılması doğru olmamıştır.
3-22.12.2005 tarih ve 5436 Sayılı Kanunla değişik 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ekindeki (1) sayılı cetvele göre davalı … genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerindendir. 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca genel bütçeye giren idarelerin (1) ve (3) sayılı tarifeye giren bütün işlemleri harçtan muaf olduğundan davalı DSİ’nin yargı harçları ile sorumlu tutulmaması gerekirken mahkemece bakiye 28.290,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi de yasaya aykırıdır.
Yukarıda 2. ve 3. bendde yazılı nedenlerle kararın bozulması gerekmekte ise de, düşülen hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1.bendde yazılı nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin ikinci paragrafındaki “100.000 USD (Yüz Bin Amerikan Doları)’nın” rakam ve kelimelerinden sonra gelmek üzere “14.08.2000 temerrüt tarihinden itibaren” tarih ve kelimelerinin eklenmesine, yine aynı şekilde aynı bendin üçüncü paragrafındaki “1.500.000 USD (Bir Milyon Beş Yüz Bin Amerikan Doları)’nın” rakam ve kelimelerinden sonra gelmek üzere “14.08.2000 temerrüt tarihinden itibaren” tarih ve kelimelerinin eklenmesine, hüküm fıkrasının harçla ilgili 2 ve 3 nolu bentlerinin ise tamamen karardan çıkartılarak 2 nolu bendin yerine “22.12.2005 gün ve 5436 Sayılı Kanunla değişik 5018 Sayılı Kanun uyarınca davalı … genel bütçeye dahil kuruluşlardan olduğundan 492 Sayılı Harçlar Kanunun 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin, 3 nolu bendin yerine de “10.1.2003 tarihli harçlandırma formu ile davanın açılması sırasında peşin alınan 115.532,95 TL karar harcının talep halinde davacılara iadesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflar Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduklarından 625,00’ er TL vekalet ücretinin birbirlerinden karşılıklı alınarak diğer tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2005 gün ve 5436 sayılı Kanunla değişik 5018 sayılı Kanun uyarınca davalı idare genel bütçeye dahil kuruluşlardan olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.