Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4881 E. 2022/7633 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4881
KARAR NO : 2022/7633
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.07.2008 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Adana … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, 1084 (112) parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; Adana ili, Seyhan ilçesi, … Köyü’nde kain, imar uygulaması öncesinde mülkiyeti Hazineye ait kamu malı niteliğine haiz 5.541 m² yüzölçümlü 1084 (112) nolu kadastro (kök) parsel sınırı üzerinde imar uygulaması ile oluşturulan Adana ili, Seyhan ilçesi, … Köyü, 5465 ada, 9, 10, 11, 16 ve 17 nolu imar parsellerinin 1084 nolu kadastro parseline isabet eden 5.541 m²’lik kısmının tespiti ile yapılan imar uygulaması iptal edildiğinden, bu nedenle imar uygulaması ile yapılan tescilin yolsuz tescil olduğu göz önüne alınarak tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazın eski hale iade edilerek Hazine adına tesciline, tapu iptali ve tescil ile eski hale iade talebi reddedildiği takdirde; fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla taşınmazın değeri olan 138.525,00 TL’nin yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Seyhan Belediyesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 04.04.2014 tarihli 2014/6467 Esas ve 2014/3903 Karar sayılı ilamı ile özetle; “çekişmeli imar parsellerinin 1084 sayılı ihdas parseli sınırları içerisinde kalan kısımları açıkça belirtilmek suretiyle bu bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile kadastral parselin ihyası ve ihya edilen parselin Hazine adına tesciline hükmedilmesi gerekirken, iptal ve tescil yönünde hüküm kurulmayıp infaza elverişli olmayacak biçimde ihya hükmü ile yetinilmiş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen davanın kabulüne dair verilen ikinci hükmün ise davacı vekili, davalı Adana … ve … vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 tarih, 2019/3690 Esas ve 2019/8754 Karar sayılı ilamı ile; ”…taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm tesisi doğru görülmemiştir…” şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih, 2020/2715 Esas-2021/249 Karar sayılı ilamıyla; karar düzeltme istemi kabul edilerek yasa değişikliği nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın 3194 sayılı Kanun’un 18. maddesinde 20.02.2020 tarihinde yapılan yasa değişikliği uyarınca yasa değişikliği nedeniyle reddine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekili temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmaz davalı … Belediyesi ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı … Belediyesi ile davalı Adana Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmazın belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile davalı … Belediyesi sınırlarına dahil olan davalı … Belediyesi sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmekte ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının;
1-Dördüncü bendinin çıkarılarak yerine “Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı … Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibarelerinin yazılmasına,
2-Beşinci bendinin çıkarılarak yerine “davacı tarafından yapılan 1.970,97 TL yargılama giderlerlerinin davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı … Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.