YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4246
KARAR NO : 2022/7635
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10/12/2019 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16/03/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili; Öbektaş Beldesi, Esentepe Mahallesi’nde devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tescil harici alanda yapılan imar uygulaması sonucunda taşınmazın imar parsellerine dönüştürülerek arsa vasfı ile belediye adına tescil edildiğini, 111 ada 2 parsel sayılı imar parsellerinin bu şekilde oluştuğunu ve ederinin altında bir bedelle davalıya satıldığını, yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06/02/2012 tarihli, 2011/12860 Esas, 2012/809 Karar sayılı ilamıyla “…Çekişme konusu alanın niteliğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği, 775 sayılı Yasanın 3/2. maddesi uyarınca araştırma yapılarak çekişme konusu alanın Belediyeye devri gereken yerlerden olup olmadığı tespit edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 22/03/2013 tarihli, 2013/1863 Esas, 2013/2272 Karar sayılı ilamıyla “…Bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiş, eksik araştırma sonucu hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 20.09.2021 tarih ve 2021/1932 Esas, 2021/813 Karar sayılı ilamıyla; ”… 3194 sayılı Yasayla eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tapu iptal ve tescil davaları kural olarak kayıt maliklerine karşı açılır. Yine; kadastral duruma dönülme istemli uyuşmazlıklarda taraf teşkili bakımından husumetin, ihyası talep edilen kadastral parselin kapsamında kalan imar parsel ya da parsellerinin maliklerine yöneltilmesi gerekir ve bu davanın özelliği itibariyle kayıt maliklerinin yanı sıra işlemi yapan belediyeye de husumetin yöneltilmesi mümkündür.
İmar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin bu davalarda, taraflar arasında mülkiyet ihtilafının bulunmadığı; davacının talebinin kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu gözetilerek, hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olması ve ayrıca yargılama gideri ve bu giderlerden sayılan vekalet ücretinden iptal edilen idari işlemi yapan davalı Belediye’nin sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu halde Öbektaş Belediyesinin imar uygulaması sonucu imar parselleri oluşturulmuştur. Ancak Öbektaş Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Bir başka ifade ile dava, Öbektaş Belediyesi tarafından yapılan idari işlem nedeniyle açılmış olup davacının dava açma tarihinde kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece, dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesi gereği davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı durumda olduğu ancak davanın açılmasına sebebiyet veren belediyenin davada taraf olarak yer almadığı, imarla oluşan parsel maliki davalının da dava açılmasına sebep olmadığı dikkate alınarak taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının; beşinci bendinin hükümden çıkarılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.