YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12159
KARAR NO : 2006/14634
KARAR TARİHİ : 07.12.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 20 parsel sayılı taşınmazının kadastro çalışmaları sırasında 250m2 eksik ölçüldüğünü, Edirne Kadastro Mahkemesi’nin 1995/49 Esas, 1997/11 Karar numaralı dosyasında eksik ölçülen kısmın davalıya ait 25 parsel sayılı taşınmaza eklendiğinin belirlendiğinden, tapunun bu kısmının iptali ile adına tescilini istemiş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
… hak sahibi olmayan bir kimse lehindeki tescile dayanarak ondan ayni hak iktisap eden üçüncü kişinin ancak iyiniyetli olması halinde bu iktisabı korunur. Üçüncü kişi, dayandığı tescilin yolsuzluğunu biliyor veya gereken dikkati gösterseydi bilecek durumda bulunuyor ise, iyiniyet iddiasında bulunamaz.
Dosya arasına alınan Edirne Kadastro Mahkemesi’nin 1995/49 Esas, 1997/11 Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 17.06.1996 tarihli … bilirkişi raporunda davacıya ait 20 parsel sayılı taşınmazın eksik olan 250 m2 kısmının davalıya ait 25 parsel sayılı taşınmazda bulunduğu belirlenmiştir. Yine uyuşmazlık konusu bu yerin 20 parsel numarası ile ölçülen taşınmaza revizyon alındığı anlaşılan 04.02.1976 tarih ve 440 numaralı tapu kapsamında kaldığı da Kadastro Mahkemesi dosyası ile sabittir. 25 parsel numaralı taşınmazın ortaklığın giderilmesi sonucu ihaleye sunulması suretiyle satın alınmış olması
davalı tarafın iyiniyetli olduğunu … başına kabule yeterli değildir. Açılan dava ile davalının uyuşmazlık konusu 250m2 yer için iyiniyetli iktisap eden olmadığı ileriye sürülmüş sayılacağından, bu iddia üzerinde durularak davacıya, davalının kötü niyetli olduğunu kanıtlayacak delilleri sorulup, bunlar toplandıktan sonra, davalının taşınmazı satın almazdan evvel aynı köyde oturmasının da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece ihale ile satın almanın iyi niyeti tartışmaz hale getireceğinin kabulü doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.