Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/13023 E. 2006/14633 K. 07.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13023
KARAR NO : 2006/14633
KARAR TARİHİ : 07.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah.Sıfatıyla)

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 21.1.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 6.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılardan … … Reklam ve Turizm İşletmeciliği Limitet Şirketi’den, 10.02.1994 tarihinde noterde düzenlenen senet ile 158 parsel sayılı taşınmazda bulunan 18 numaralı binanın 4 numaralı bağımsız bölümünün 15.08/30.08 dönemi devremülk hakkını satın aldığını, ancak daha sonra taşınmazın 12.04.2000 tarihli sözleşme ile davalı … Turizm Yatırım Limitet Şirketi’ne tapuda devredildiğini, tapuda devremülk sistemi kurulmamasından devremülk sisteminin hükmen tesisini ve devremülk mülkiyetinin adına tescilini istemiştir. Davalı … Turizm Yatırım Limitet Şirketi davanın reddini savunmuş,diğer davalı … … Reklam ve ….Ltd.Şti. yanıt vermemiştir.
Mahkemece, tapuda resmi biçimde yapılmayan devremülk satışına ilişkin sözleşme geçersiz kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
TMK.706. maddesi taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin resmi biçimde yapılmasını öngörmüştür. Bundan … sözleşmenin tapu sicil memuru önünde düzenlenmiş olmasıdır. Yine, BK.213 maddesi gereğince satım akdinin geçerli olması için senede bağlanması şart kılınmıştır. Bu maddenin ikinci cümlesinde taşınmaza dair satım vaadi sözleşmelerinin de resmi biçimde yapılacağı öngörülmüştür. Resmi biçimin neden ibaret olduğu yasalarda gösterilmiş olup, bunlardan biriside Noterlik Kanunu’nun 89.maddesidir. Bu
madde satış vaadi sözleşmelerinin noter huzurunda resen düzenlenmesi gereken sözleşmelerden olduğunu açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı … ile davalı … Ltd.Şti. arasında yapılan 10.02.1994 günlü devremülk sözleşmesi biçimine uygun olarak noterlikçe resen düzenlendiğine göre, bu sözleşme gereğince devremülkün davacı adına tescili olanaklı olup, bu yolda yapılan istem hukuka uygundur. Mahkemenin, noterlikçe düzenlenen satış vaadi sözleşmesini, resmi biçimde düzenlenmemiş sayması hukuka uygun düşmez. Hal böyle olunca, bu satışın hukuken sonuç doğurabilmesi için davacı ile davalı … Ltd.Şti. arasındaki 10.02.1994 tarihli devre mülk satış vaadi sözleşmesine katılmayan ve o tarih itibariyle üçüncü kişi durumunda olan davalı … Ltd.Şti. devremülk hakkının tamamını satış suretiyle devralırken, davacıya yapılan satış vaadi sözleşmesinden haberli olmadığının anlaşılması halinde, onun taşınmazın tamamında iktisabının korunacağı TMK. 1023 maddesi hükmü gereğidir. Diğer bir anlatımla, davalılardan Karya Ltd.Şti.’nin satış vaadinden haberli olduğunun kanıtlanması halinde, iktisap ettiği ayni hakkın satış vaadine konu dönem için hukuken korunması mümkün olmayacaktır. Dava açılırken davacı tarafından dosyaya sunulduğu anlaşılan “Sözleşme “ başlıklı 10.02.2004 günlü belge de yorumlanmak suretiyle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekir. Resmi biçimde düzenlendiği anlaşılan satış vaadi sözleşmesinin, mülkiyeti nakletme bakımından yeterli sözleşme sayılmayarak davanın reddi doğru değildir.Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,07.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.