YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6490
KARAR NO : 2022/13680
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurusunda, sair itirazlar ile ödeme emrinin iptalinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince, davanın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu çeklerden 50.770,00 TL ve 62.000,00 TL bedelli çeklerde davacının cirosu olduğu ancak takipte yedi adet çekin bulunduğu, diğer çeklerde davacının keşideci veya lehtar sıfatının bulunmadığı, takipte 11 adet borçlunun bulunduğu tüm çeklerde … Kimyevi Mad. Ltd. Şti.’nin cirosunun olduğu, söz konusu şirketin hamilden önceki son ciranta olduğu, her bir çek yaprağının borcu doğuran ayrı bir hukuki olay olduğu, borçluların borcunun temelini oluşturan hukuki sebeplerin farklı olduğu, borçlular arasında ihtiyari takip arkadaşlığının bulunmadığı, aralarında ihtiyari veya mecburi dava arkadaşlığı bulunmayan birden fazla borçlunun aynı takip dosyasından takip edilmesinin mümkün olmadığı, HMK’da kimlerin aynı davada davalı veya aynı takipte borçlu olabileceğini tahdidi (sınırlı) olarak belirtildiği, bu sınır aşılarak birden fazla kişi aleyhine tek bir takip yapılmasının mümkün olmadığı, söz konusu düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğu, şikayetçi borçlu ile diğer takip borçlularından bir kısmı ile arasında ihtiyari veya zorunlu takip arkadaşlığının bulunmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve şikayetçi yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir. Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir. İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra Ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinden, tahsile kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu’nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İcra Ve İflas Kanunu’nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması hallerinde uygulanabilir. Bu ilkeler ışığında HMK’nun 57. maddesinin kambiyo senetlerine mahsus takiplere etkisi değerlendirilmelidir.
“İhtiyari dava arkadaşlığı” başlıklı HMK’nun 57. maddesinde davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması halinde birden çok kişi aleyhine birlikte dava açılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun 58. maddesinde “İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, dava dışı … Kimyevi Mad. Ltd. Şti.’nin takip konusu çeklerin tamamında cirosunun bulunduğu, bu durumun HMK’nun 57. maddesinde geçen takibin temelini oluşturan hukuki sebebin benzer olduğuna dalalet getirdiği, ayrıca İİK’da bu şekilde takip yapılmasını yasaklayıcı bir hükmün de olmadığı da dikkate alındığında borçluların tamamı hakkında tek bir takip yapılmasında sakınca bulunmamaktadır. Ayrıca, ihtiyari takip arkadaşlığı, borçlular tarafından ileri sürülmedikçe re’sen incelenemez.
Öte yandan, takip talebinde ve ödeme emrinde her bir çekten hangi borçlunun sorumlu olduğu, her bir borçlunun sorumlu olduğu miktar da ayrı ayrı ve açıkça belirtilmiştir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun diğer istinaf sebepleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2022 tarih ve 2021/1738 E. – 2022/775 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.