YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7192
KARAR NO : 2023/83
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçlu tarafından faize yönelik itirazların yersiz olduğu, borçluların murisi ile alacaklı arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde takip konusu borcun 23.05.2016 tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde ödeneceği kararlaştırıldığı, 23.05.2018 tarihi itibari ile temerrüde düşüldüğü, takip dayanağı ipotek belgesinin İİK’nın 68. maddesi kapsamında belge sayıldığı ileri sürülerek itirazın kaldırılması ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; ipotek resmi senedinde faiz yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir beyanın olmadığı, alacaklının itirazın kaldırılmasını talep edemeyeceği ileri sürülerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl alacak yönünden takibin devamına, asıl alacak miktarı olan 400.000,00 TL’nin %20 oranında hesaplanacak tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faiz yönünden itirazın kaldırılmasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Hukuken ipotek belgesine faizsiz ipotek tesis edildiği için 23.05.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin faiz yönünden takibe itiraz edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin itiraz dilekçesinde takibe asıl alacak yönünden değil işletilen faiz yönünden itiraz ettiğini, bu yüzden müvekkilinin aleyhine 400.000,00 TL olan asıl alacak miktarının %20 oranında hesaplanacak tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklının itirazın kaldırılmasını talep ettiği evrakın bunu sağlar nitelikte olmadığını, belgeye bakılacak olursa belgenin tarafı aleyhinde işlem yapılabileceğini, bu nedenle mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; takip dayanağı ipotek sözleşmesinde vadenin bulunmadığı, alacaklı tarafından borçlunun takip tarihinden daha evvel temerrüde düşürüldüğünün İİK’nın 68. maddesinde yazılı nitelikte belge ile ispatı zorunlu olduğu, davacı alacaklı dava dilekçesinde ekli davalı borçlunun murisi ile yapılan sözleşmeyi ibraz ettiği, davacı alacaklının dayandığı sözleşmede bedelin 2 yıl içerisinde ödenmesine müteakip ipoteğin fek edileceğinin kararlaştırıldığı, faizin talep edileceğine ilişkin bir ibare de bulunmadığı, sözleşmenin takip borçlularına gönderilmediği, takip borçlularına takipten önce muacceliyet ihtarnamesinin gönderilmediği, davalı borçlu tarafından da bu belgenin kabul edilmediği dolayısıyla İİK’nın 68. maddesinde yazılı belge niteliğinde olmadığından takip tarihinden öncesine ilişkin işlemiş faizi talep edilemeyeceği, alacaklının borçlu tarafı temerrüde düşürmeden takip dayanağı ipotek sözleşmesinde bulunmayan faizi talep etmek suretiyle kötü niyetli olarak işlemiş faiz talep ettiği, borçlunun sadece işlemiş faize itiraz ettiği, icra mahkemesinde yargılama sırasında itirazın kaldırılması davasının reddi ile lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği dikkate alındığında İİK’nın 68-son maddesi uyarınca, işlemiş faiz miktarı üzerinden alacaklı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı verilmesi gerektiği belirtilerek davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kaldırılması talebinin reddine, işlemiş faiz üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, asıl alacağa yönelik itirazın kaldırılması talebinin borçlunun asıl alacağa yönelik itirazının bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Faiz üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, isticvap deliline başvuru hakkının reddedildiğini, borçlunun faize yönelik itirazının yersiz olduğunu, sözleşmede borcun 2 yıl içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 68. maddesi kapsamında itirazın kesin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 68/son fıkrasının ilk cümlesine göre; “İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, ipotek resmi senedi incelendiğinde ipoteğin faizsiz ve fekki bildirilinceye kadar geçerli olmak üzere kurulduğu, alacaklının sunduğu tarihsiz sözleşmedeki imzanın ise borçlu tarafından kabul edilmediği, Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu gibi dayanak sözleşmenin İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olmaması sebebiyle itirazın kaldırılmasının reddine karar verildiğine göre, borçlu yararına tazminata hükmedilebilmesi için aynı maddenin son bendinde öngörülen “talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi” koşulu oluşmayacağından, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, alacaklı aleyhine tazminata hükmolunması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin tamamının hükümden çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.