Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5306 E. 2006/6481 K. 06.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5306
KARAR NO : 2006/6481
KARAR TARİHİ : 06.06.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 4.8.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki bulunduğu 675 parsel numaralı taşınmazını meyve bahçesi olarak ihdas ettiğini, bu bahçenin taşınmazının güney uzağında bulunan havuzdan alınan suyun 691, 690, 1650 parsel numaralı taşınmazların içinden geçirilen eski bir ark aracılığıyla sulandığını, davadan önceki bir tarihte 1650 parsel maliki davalı …’ın arkı kapatmak suretiyle sulamaya engel olduğunu ileri sürerek davalı …’in bu eylemin men’ine karar verilmesini istemiştir.
İddia ve savunmanın değerlendirilmesi amacıyla taşınmazlar başında keşif yapılmıştır. Kaynak ile davacı taşınmazı arasındaki arkın zemin üzerindeki konumu mahkemece gözlenmiş, davalıya ait 165 parsel dışında mülkiyeti sonradan davaya katılanlar … … , …, … adlarına kayıtlı bulunan 690 ve 691 parseller üzerinden de geçtiği görülmekte mahkemece adları geçen bu kişiler ortada bir talep ve katılım dilekçesi de olmadığı halde kendilerine davetiye çıkarılmak üzere davaya çağrılmışlar ve bu aşamadan sonra, men’i müdahale davası olan eldeki dava mecra hakkına ilişkin dava varmış gibi yürütülüp sonuçlandırılmıştır.
Mahkemenin verdiği son hüküm mecra hakkı kurulması hakkındadır.
Eldeki dava münhasıran men’i müdahale istemi ile sadece bir kişi davalı gösterilmek suretiyle açılmış, maddi olayın anlatılış biçimi de bunun dışında bir yoruma müsait bulunmadığına göre davanın kendi seyri içerisinde men’i müdahale istemine bağlı kalınarak çözümlenmesi gerekir. HUMK. 72. maddesinde getirilen kurala göre hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın resen bir davayı tetkik ve çözümleyemez. Aynı yasanın 74 maddesine göre de hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup istenenden fazlasına ya da başka bir şeye hüküm veremez. Davacı istemi arasında mecra hakkı kurulmasına yönelik bir beyanı yok iken, mahkeme az yukarıda özeti alınan yasa hükümlerini gözden kaçırarak dava edilmemiş konuda hüküm vermiştir. Bu yön yasanın emredici kurallarına açıkça aykırılığı oluşturduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 6.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.