YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/378
KARAR NO : 2007/1507
KARAR TARİHİ : 20.02.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapu kaydında “… …” olarak yazılı bulunan baba isminin “…” olarak düzeltimi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 11.04.2006 tarih 2006/3233 Esas, 4216 Karar sayılı ilamı ile; hükmün eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiği gerekçesi ile bozulmuş, yerel mahkemece bozma kararına uyulmuş, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların kadastro tespiti yada tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu taşınmaza ait tapulama tutanağının edinme sebebine ilişkin kısmında; taşınmazın … oğlu …’ın zilyetliğinde iken 1930 yılında ölümü ile çocukları …, … … ve … oğlu …’e ve onlarında aralarında yaptıkları taksim sonucu ….’e kaldığı, … …’in 1970 yılında öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi …ile çocukları …, …, …, …, … ve …’in kaldığı belirtilmiştir. Ancak, gelen nüfus kayıtlarına göre … oğlu …’in … isminde bir çocuğu bulunmadığı gibi, davacı …’ın … ve ….,’nin oğlu olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı, babasının ölümü üzerine annesinin … ile evlendiğini ve bu nedenle …’in mirasçısı olduğunu belirtmiş ise de, davacı bu iddiasını tanık sözlerinden başka bir belge ile kanıtlayamamıştır.
Belirtilen nedenle, mülkiyet nakli sonucunu doğuracağından istemin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.